Kısa Cevap: İhbar süresi ile yıllık izinler hukuken birbirine mahsup edilemez. Erken ayrılmak istersen, işverenine
ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğün doğabilir. En iyi yol, işvereninle karşılıklı anlaşmaya çalışmaktır.
Bu durum iş hayatında sıkça karşılaşılan bir durum. Kurumsal bir finans şirketinde 4 yıldan fazla çalışmış biri olarak 56 günlük ihbar süren olması normal. Ancak yeni iş fırsatını kaçırmak istememen de çok doğal.
Şimdi gelelim asıl konuya; içerideki 30 günlük yıllık iznini ihbar süresinden düşüp erken ayrılıp ayrılamayacağına. Yasal duruma göre, ihbar süresi ve yıllık izin süreleri hukuken birbirinden ayrı ve bağımsız haklardır. Yani yıllık izinlerini doğrudan ihbar sürenden düşerek erken ayrılman, kanunen mümkün olan bir uygulama değil. İhbar süresi, iş sözleşmesinin feshedildiğinin karşı tarafa bildirilmesi ve bu süre boyunca iş ilişkisinin devam etmesi esasına dayanır. Bu süre içinde işçi çalışmaya devam ederken, işveren de ücret ödeme yükümlülüğünü sürdürür.
Eğer 56 günlük ihbar süreni tamamlamadan işten ayrılırsan, Işvereninin senden ihbar tazminatı talep etme hakkı doğar. Bu tazminat, çalıştığın ancak ihbar süresine uymadığın günlerin brüt ücretine denk gelir. Yani sen 56 gün yerine 26 gün çalışıp ayrılırsan, kalan 30 günlük ihbar sürenin ücretini işverenine ödemek durumunda kalabilirsin. Yargıtay kararları da ihbar süresi içerisinde yıllık izin kullandırılmasının, ihbar süresinin usulüne uygun verilmediği anlamına geldiğini belirtiyor.
Peki ya birikmiş yıllık izinlerin? Kullanmadığın 30 günlük yıllık izin hakkın, iş sözleşmen nasıl sona ererse ersin sana ücret olarak ödenmek zorundadır. Bu, senin kazanılmış bir hakkın olup ihbar tazminatından tamamen bağımsızdır.
Bu durumda en doğru ve yasal yol, mevcut işvereninle Karşılıklı anlaşma sağlamaya çalışmaktır. Yeni iş fırsatını, erken başlama taleplerini açıkça ve profesyonelce onlarla paylaş. Belki ihbar sürenin bir kısmını çalıştığın, bir kısmını da yıllık izinlerini kullanarak geçirmen konusunda bir orta yol bulabilirsiniz. Ancak bu tür bir anlaşmanın mutlaka Yazılı hale getirilmesi ve her iki tarafça imzalanması kritik öneme sahiptir. Aksi takdirde, ileride herhangi bir yasal sorunla karşılaşma riskin olur.
Unutma, her iki tarafın da hakları ve yükümlülükleri var. İletişim kurarak ve ortak bir paydada buluşmaya çalışarak hem yeni fırsatını değerlendirebilir hem de mevcut işverenle aranı iyi tutabilirsin. Bu tür esnek anlaşmalar, işverenlerin de bazen tercih ettiği bir yöntem olabilir, çünkü senin ihbar tazminatı ödemenden ziyade, süreci sorunsuz tamamlamak isteyebilirler.
Aklına Takılabilir:
- İhbar tazminatını ödemezsem ne olur? İşveren yasal yollara başvurarak bu tazminatı senden talep edebilir.
- Kullanmadığım yıllık izinler yanar mı? Hayır, kullanılmayan yıllık izin ücretlerin işten ayrılırken sana ödenir.