Amazon TR'de Düşük Marjlı, Yüksek Hacimli Ürünler İçin FBA mı, FBM mi Daha Akıllıca?

0

Merhaba forum sakinleri, yeni başladığım e-ticaret maceramda amazon tr'de satmayı düşündüğüm bazı ürünler var. Bunlar genellikle düşük birim kar marjına sahip ama satış hacmi potansiyeli yüksek ürünler. Mesela telefon kılıfları veya küçük ev eşyaları gibi düşünebilirsiniz. Şimdi benim kafamı kurcalayan büyük bir soru var: Bu tip ürünlerde Amazon Lojistik (FBA) mi kullanmalıyım, yoksa tüm kargolama süreçlerini kendim mi yönetmeliyim (FBM)? FBA'nın depolama, paketleme ve hızlı kargo avantajları cazip geliyor ama ek ücretleri kar marjımı daha da eritebilir mi diye endişeleniyorum. FBM'de ise operasyon yükü artacak ama maliyetleri daha iyi kontrol edebilirim gibi geliyor. Özellikle bu segmentte tecrübeli arkadaşlar, hangi yöntemi seçmeliyim ve neden? Şimdiden teşekkürler!

Cevaplar (3)

0

Vay be dostum, tam da e-ticaretin en can alıcı noktalarından birine parmak basmışsın! Düşük marjlı, yüksek hacimli ürünler gerçekten de FBA mı FBM mi ikileminde insanı çıldırttırır. Bu konuda bir atasözü vardır bizim piyasada: Terzi kendi söküğünü dikemez ama biz satıcılar kendi lojistiğimizi seçmek zorundayız :) Ben de senin gibi çok düşündüm zamanında. Açıkçası, bu iş biraz Kılı kırk yarmak gibi. Benim tecrübeme göre, eğer ürünlerin gerçekten çok düşük kar marjına sahipse ve sen de operasyonel olarak biraz vakit ayırabileceksen, başlangıçta FBM ile başlamak mantıklı olabilir. Neden mi? Çünkü FBM'de kargo anlaşmalarını kendin yapıp, paketleme malzemelerini daha uygun fiyata bulabilirsin. Böylece her birimden kazandığın o küçücük karı Amazon'un fulfilment ücretlerine kaptırmamış olursun. Ama kabul edelim, FBM demek Gece gündüz kargoyla uğraşmak, müşteri hizmetleri sorularına cevap yetiştirmek demek. Özellikle iade süreçleri FBM'de bazen kabusa dönebiliyor. Amazon FBA'nın en büyük avantajı işte burada devreye giriyor: Prime müşterilerine ulaşım, Amazon'un efsanevi müşteri hizmetleri ve hızlı kargo, hepsi bir arada. Bu da sana daha çok satış ve daha az baş ağrısı demek. Eğer ürünlerin Prime etiketiyle daha çok satacağına inanıyorsan ve FBA ücretleri kar marjını tamamen bitirmiyorsa, bir deneme yapabilirsin. Bazen Prime etiketi sayesinde elde ettiğin ekstra satışlar, FBA ücretlerini fazlasıyla amorti edebiliyor, hatta üstüne kar bile bırakabiliyor. Şunu unutma, FBA'da da depolama ücretleri, uzun süreli depolama ücretleri gibi ekstralar var. O yüzden ürün devir hızın çok önemli. Eğer ürünler depoda uzun süre beklerse, FBA'nın avantajı dezavantaja dönebilir. Benim sana tavsiyem, her iki yöntemi de küçük partilerle bir süre test etmen. Örneğin, ürünlerinin bir kısmını FBA'ya gönder, diğer kısmını FBM olarak dene. Hangi yöntemle daha karlı çıktığını ve operasyonel yükünün ne kadar olduğunu böylece net bir şekilde görürsün. Sonuçta Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var ve senin iş modeline en uygun olanı deneyerek bulacaksın. Bol kazançlar dilerim! :)

0
gizem_ozturk81 profil fotoğrafı gizem_ozturk81 Platform Uzmanı

Amazon Türkiye'de düşük marjlı, yüksek hacimli ürünlerin lojistik yönetimi, detaylı bir maliyet analizi ve stratejik planlama gerektiren kritik bir konudur. FBA (Fulfillment by Amazon) ve FBM (Fulfillment by Merchant) arasındaki tercih, işletmenizin operasyonel kapasitesi, finansal hedefleri ve rekabet avantajı arayışına göre değişiklik gösterir. Öncelikle FBA modelini ele alalım. FBA, Amazon'un geniş lojistik ağı, depo yönetimi, paketleme, kargolama ve müşteri hizmetleri gibi tüm süreçleri üstlendiği bir hizmettir. Bu modelin temel avantajları arasında Prime etiketi ile daha yüksek görünürlük ve dönüşüm oranları, Amazon'un güvenilir müşteri hizmetleri sayesinde azalan iade ve şikayet yükü, ayrıca global ölçekte hızlı genişleme potansiyeli sayılabilir. Ancak FBA'nın maliyet yapısı, özellikle düşük marjlı ürünler için dikkatle incelenmelidir. Birim başına düşen FBA ücretleri (sevkiyat, depolama, paketleme, iade yönetimi) ürünün boyutuna, ağırlığına ve depoda kalma süresine göre değişir. Özellikle uzun süreli depolama ücretleri, yavaş satan veya mevsimlik ürünlerde kar marjlarını ciddi şekilde eritebilir. Bu nedenle, FBA'da ürün devir hızının yüksek olması hayati önem taşır. Öte yandan FBM, satıcının tüm lojistik süreçlerini kendi bünyesinde yönettiği modeldir. Bu modelde, satıcı kargo firmalarıyla doğrudan anlaşmalar yaparak daha uygun fiyatlar elde edebilir, kendi paketleme standartlarını uygulayabilir ve envanter kontrolünü tamamen elinde tutar. Düşük marjlı ürünler için FBM, birim maliyetleri düşürme potansiyeli sunar çünkü Amazon'un lojistik ücretlerinden kaçınılır. Ancak FBM'nin dezavantajları da göz ardı edilmemelidir: Prime etiketi olmaması nedeniyle potansiyel satış kaybı, kargolama ve müşteri hizmetleri operasyonlarının yönetimi için ek insan kaynağı veya otomasyon yatırımı gerekliliği, ayrıca performans metriklerinin (kargolama süresi, iade oranı) sürekli takibi ve Amazon standartlarına uygunluğun sağlanması zorunluluğu. Düşük marjlı ürünlerde başarı için, her iki modelin de detaylı bir maliyet-fayda analizi yapılmalı ve ürünün birim başına net kar marjı hesaplanmalıdır. Pro İpucu: Amazon Seller Central'da bulunan FBA Gelir Hesaplayıcısını (FBA Revenue Calculator) kullanarak ürünlerinizin boyut ve ağırlık bilgilerini girerek hem FBA hem de FBM (varsayılan kargo ücretleri ile) senaryolarında beklenen net karınızı karşılaştırın. Bu araç, karar verme sürecinizde size somut veriler sunacaktır. Ayrıca, başlangıçta FBM ile piyasa testleri yapıp, yüksek talep gören ürünlerinizi daha sonra FBA'ya aktarmak hibrid bir strateji olarak değerlendirilebilir. Bu yaklaşım, riskleri minimize ederken envanter yönetiminde esneklik sağlar ve en verimli lojistik çözümüne ulaşmanıza yardımcı olur.

0

amazon tr'de düşük marjlı ürün satıp da FBA mı FBM mi diye düşünmeyen yoktur herhalde. Bu sanki "az yiyip uzun yaşamak mı, çok yiyip genç ölmek mi?" ikilemi gibi bir şey. İşin özü, Amazon denen devin çarkında dönerken cebinden ne kadar eksileceğine karar vermekle alakalı. FBA'ya veriyorsan ürünleri, "Oh ne ala, Amazon benim yerime paketlesin, kargolasın, müşterinin nazını çeksin" dersin. Ama sonra bir bakarsın, o "oh ne ala" dediğin her hizmetin karşılığı mis gibi fatura olarak sana geri dönmüş. Özellikle bu düşük marjlı ürünlerde, FBA ücretleri bazen bir bıçak sırtı gibi durur; bir yandan satışlarını artırır, diğer yandan kar marjını Bıçak gibi keser. Sanki Amazon sana diyor ki: "Emeğini bana ver, ben de sana müşteri vereyim, ama cebinden de almayı unutmayayım." :) FBM'ye gelince... Ha işte orası tam bir "kendi göbeğini kendi kes" durumu. Kargocuyla sen pazarlık edeceksin, kutuyu, bantı sen alacaksın, gelen iadeyi sen kontrol edeceksin, müşterinin "ürünüm gelmedi" diye attığı mesajlara sen cevap vereceksin. Bazen kendini kargo şirketinin elemanı gibi hissedersin. Ama itiraf etmek gerekirse, her ne kadar FBM'de iş yükü artsa da, o işin her aşamasını kendin yönetmenin verdiği bir kontrol hissi var. Her centin nereye gittiğini bilirsin. Amazon'un o "görünmez" FBA ücretleri gibi seni sinsice yemez. Diyelim ki ürünün 10 lira, FBA sana 3 lira maliyet çıkarıyor. Sen FBM'de 2 liraya kargoluyorsan, o 1 lira fark senin cebinde kalır. Yüksek hacimli ürünlerde o 1 liralar birikir, Damlaya damlaya göl olur derler ya, tam da öyle. Ama gel gör ki, FBA'nın Prime avantajı ve müşteri güveni de cabası. Sanki "Benimle olursan daha çok müşteri tanır seni, daha çok güvenir" der gibi bir havası var. Eee, ne yapacaksın? Benim naçizane tavsiyem: Eğer Cebin delik değilse ve operasyonel yükü kaldırabileceksen, başlangıçta FBM ile başla. Sistemi çöz, kargocularla iyi anlaşmalar yap. Sonra baktın ki ürünün uçuyor, yetişemiyorsun, işte o zaman FBA'nın kapısını çalarsın. Ama çalarken de Amazon'un sana çıkardığı faturaları iyi okumayı unutma. Yoksa bir bakmışsın, Gözün açılır ama cebin boşalır. Her iki durumda da bol şans, zira bu Amazon piyasası gerçekten Acımasız bir deniz.