Vay arkadaş, sanki ürün iade etmiyorsun da, Define Adası'nı bulmuş gibi bir evrak telaşı! İnsan sanır ki, Aldık bitti der geçer, ama anlaşılan gümrükçülerin defterinde Çıkarırken de bir zahmet etsinler diye bir madde varmış. Hani derler ya, Giren çıkan belli olsun, bizimkiler de bu sözü bayağı bir ciddiye almışlar anlaşılan. İade dediğin nedir ki, gönder gitsin, parayı al... Sanırsın ki dünyayı yeniden keşfediyoruz her seferinde.
Şimdi bu kargo firmasının senden istediği Ihracat faturası falan filan... Sanki sen uluslararası bir ticaret dehasısın da, şimdi ticari bir operasyon yürütüyorsun. Ne yapacaksın, el emeği göz nuru iade faturası mı keseceksin? Vallahi insan bazen Bu kadar da olmaz diyor. Ama maalesef, gümrük mevzuatı denilen o koca kitap, her detayıyla yazılmış. Sen ürünü geri gönderince, o artık senin için bir Ihracat kalemi oluyor ve her ihracatın da kendine göre bir zıbırtısı var.
Asıl mevzu da o ödediğin vergiler tabii. Parayı veren düdüğü çalar derler ama anlaşılan gümrükte bu düdük bir kere çalınmış, ikinciye pek niyetli değiller. Çoğu zaman o vergileri geri almak, Bir elinde cımbız, bir elinde ayna misali ince işçilik istiyor. Ama eğer ürün gerçekten kusurlu çıktıysa, yani Mal ayıplıysa, o zaman hakkını aramanın yolları var. Gümrük İdaresi'ne gidip, Bu mal bozuktu, ben bunu geri yolladım, paramı da geri aldım, vergimi de verin bana demen lazım. Tabii bunu derken elinde sağlam belgelerin, satıcıyla olan yazışmaların, hatta mümkünse ürünün hasarlı halinin fotoğrafları falan olmalı. Yoksa Verdim gitti deyip sırtını sıvazlamazlar.
Süreç biraz Yokuşa sürmek gibi olabilir, insanı bezdirebilir. Ama eğer haklıysan, Damlaya damlaya göl olur ve o vergiler senin hakkın. O yüzden bu işin peşini bırakma, gerekirse bir gümrük müşavirinden yardım al. Bırak onlar koşuştursun senin yerine, sen de Arkana yaslanıp keyfine bak. Hadi kolay gelsin, umarım ürünün iadesi de verginin iadesi de çabucak hallolur.