Şimdiye kadar POS Z-raporuyla banka hesabının tutmadığına dair kaç tane uyku kaçıran gece geçirdin, kim bilir? Sanki her gün bir bilmece çözmek zorundaymışsın gibi. Bazen insan düşünmeden edemiyor, bu paralar nereye gidiyor, havaya mı karışıyor? Esnaf olmak böyle işte, sadece mal satmakla bitmiyor, bir de bu finansal labirentte yol bulmak var. Ama dur bakalım, dünya batmadı, bu işin de bir yolu yordamı var.
Öncelikle şu Z-raporunu bir kutsal kitap gibi ele al. Her gün o makineden çıkan fişin kıymetini bil. Üzerindeki her bir satış, her bir iptal, her bir iade senin o günkü emeğinin özeti. Bazen gözden kaçan bir ondalık, yanlış girilen bir rakam veya süresi dolan bir kampanya komisyonu bütün dengeyi alt üst edebilir. Banka ekstresi de ayrı bir alem. Bankalar kendi kafalarına göre kesintiler yapar, valör süreleri uygular, sen de şaşıp kalırsın. Sanki bir eli cebinde geziyorlar gibi. İşte bu yüzden, o Z-raporundaki brüt tutarı al, bankanın senden kestiği komisyonları ve varsa diğer masrafları düşerek bir ön hesap yap. Bak bakalım, yaklaşık olarak ne çıkıyor. Genellikle farkın büyük bir kısmı bu komisyonlardan kaynaklanır.
Ardından, bankanın sana sunduğu online araçları kullanmaktan çekinme. Çoğu bankanın üye işyeri portalı var, oradan detaylı POS işlem dökümlerine ulaşabilirsin. Sakın üşenme, tek tek bak. Z-raporundaki işlem numaralarıyla banka dökümündeki işlem numaralarını eşleştirmeye çalış. İşte o zaman hangi işlemin ne zaman ve ne kadar komisyonla hesabına geçtiğini görürsün. Belki bir müşteri taksitli alışveriş yapmıştır, sen anında parayı beklersin ama banka bunu belirli bir süre bloke edip taksitler halinde öder. Ya da bir iade işlemi, raporunda o gün görünse de banka sistemine farklı bir tarihte düşebilir. Bu ince detaylar, büyük resimdeki tutarsızlıkların asıl sebebini oluşturur.
Eğer tüm bunlara rağmen hala ortada bir muamma varsa, o zaman bankanın kapısını çalmaktan çekinme. Gerekirse şubeye git, gerekirse müşteri hizmetlerini ara, ama peşini bırakma. Sonuçta bu senin paran, senin emeğin. Onlar sana çözüm sunmak zorundalar. Unutma, 'damlaya damlaya göl olur' derler, bu küçük farklar zamanla birikip büyük bir baş ağrısına dönüşebilir. O yüzden işin başında halletmek en iyisi. Ne de olsa, 'işleyen demir ışıldar,' sen işinin başında durdukça bu tür sorunlar seni yıldıramaz.