Kısa Cevap: Şirketinin kısa çalışma ödeneği başvurusu için genel ekonomik kriz veya zorlayıcı nedenleri somut belgelerle kanıtlaması gerekir. Çalışan olarak bilgilendirilme hakkın var ve maaş,
sigorta primlerin bu süreçten etkilenecek;
İŞKUR'a gerekçelerin doğruluğunu sorgulayabilirsin.
Şirketinin kısa çalışma ödeneğine başvurma niyetini anlıyorum, bu tür süreçler çalışanlar için elbette belirsizlik yaratır. Öncelikle şunu bilmelisin ki, kısa çalışma ödeneği, işten çıkarmaların bir ön adımı olabileceği gibi, şirketin zorlu bir dönemi atlatmasına yardımcı olan bir araç da olabilir. Burada önemli olan, sürecin yasalara uygun ilerlemesi ve haklarının korunması.
İŞKUR'un bir kısa çalışma ödeneği başvurusunu onaylaması için aradığı temel şart, işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya faaliyetin tamamen ya da kısmen durdurulmasıdır. Bu durumun arkasında ise Genel ekonomik kriz, Zorlayıcı sebepler veya sektörel bazda ortaya çıkan durumlar olmalı. Ekonomik kriz gerekçesiyle yapılan başvurularda, şirketin mali tabloları, sipariş azalmaları, ciro düşüşleri gibi somut ve belgelenebilir verilerle bu durumun kanıtlanması beklenir. İç yeniden yapılanma tek başına yeterli bir gerekçe olmayabilir; ancak bu yeniden yapılanmanın ekonomik daralma veya zorlayıcı bir sebeple tetiklendiği ve belgelendiği durumlarda değerlendirmeye alınabilir. İŞKUR, bu gerekçelerin gerçekliğini ve zorlayıcı niteliğini bir uygunluk tespiti ile inceler.
Bir çalışan olarak senin bu süreçte Bilgilendirilme hakkın var. İşveren, kısa çalışma başvurusu yapmadan önce işçilere ve varsa sendika temsilcisine yazılı bildirimde bulunmak zorundadır. Şirketin sunduğu gerekçelerin yasalara uygun olup olmadığını teyit etmek için İŞKUR'un uygunluk tespiti sürecini takip edebilirsin. Eğer gerekçelerin gerçekliğine dair şüphelerin varsa, doğrudan İŞKUR'a veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na şikayette bulunma hakkına sahipsin. Bu, İŞKUR'un incelemesini tetikleyebilir.
Maaşın konusunda ise, kısa çalışma ödeneği, son 12 aylık prime esas kazancının günlük ortalamasının yüzde 60'ı olarak hesaplanır ve aylık brüt asgari ücretin yüzde 150'sini aşamaz. Sigorta primlerin açısından, kısa çalışma ödeneği aldığın süre boyunca genel sağlık sigortası primlerin İŞKUR tarafından ödenir. Ancak, bu süreler emeklilik için prim günlerine sayılmaz, bu da gelecekteki emeklilik hesabında bir boşluk oluşturabilir. İşveren, kalan çalışma süren varsa, o kısım için prim ödemeye devam eder. Diğer sosyal hakların, iş sözleşmen askıda olduğu için temel olarak korunur ancak çalışma süresindeki azalmaya bağlı olarak bazı haklarda (örneğin yıllık izin hak edişi gibi) farklılıklar oluşabilir.