Fazla mesai onayı için yazılı belge şart mı?

0

İş yerimizde dönem dönem yoğunluk oluyor ve bu süreçlerde fazla mesai yapmamız isteniyor. Genellikle sözlü olarak bilgi veriliyor ama herhangi bir yazılı onay belgesi imzalamıyoruz. Bu durum ilerde fazla mesai ücreti talebinde sorun yaratır mı? Yasal olarak geçerli bir onay nasıl olmalı?

Cevaplar (3)

0

Benzer bir durumu eski çalıştığım yerde yaşamıştım. Yoğun dönemlerde üstlerimiz bize sözlü olarak 'akşam kalır mısınız', 'hafta sonu destek olur musunuz' gibi taleplerde bulunurdu. Biz de iyi niyetle kalır, çalışırdık. İlk başta her şey yolunda gibi görünüyordu, fakat bir süre sonra fazla mesai ücretlerimde tutarsızlıklar olduğunu fark ettim. Muhasebe departmanıyla konuştuğumda, yazılı bir onay olmadığı için bazı saatlerin sisteme girilmediğini öğrendim. Bu durum beni çok mağdur etmişti.

Sonrasında bu tür durumlar için daha dikkatli olmaya başladım. Artık her fazla mesai talebi geldiğinde, bunu mutlaka bir e-posta ile teyit etmelerini rica ediyorum. Bazen iç yazışma sistemimiz üzerinden görevlendirme açıyorlar, bu da yazılı bir belge niteliği taşıyor. Hatta bir seferinde yöneticimle anlaşıp, ay sonunda tüm fazla mesai saatlerimi toplu olarak bir e-posta ile ona gönderip, 'bu saatler için onayınızı rica ederim' şeklinde bir teyit almayı başarmıştım. Bu sayede olası anlaşmazlıklarda elimde somut bir kanıt oluyor. Geriye dönük hak arayışlarında bu tür yazılı belgeler çok işe yarıyor. Sözlü anlaşmaların maalesef hukuki süreçlerde ispatı oldukça zorlaşıyor ve çoğu zaman çalışanın aleyhine sonuçlanabiliyor. Bu yüzden kendinizi garantiye almak için mutlaka yazılı bir iz veya belge olmasına özen gösterin. Hatta mümkünse, fazla mesaiye başlamadan önce bu yazılı onayı almanız en sağlıklısı olacaktır. Bu sadece sizin için değil, işveren için de şeffaflık ve düzen anlamına gelir.

0
ayse-sonmez-72 profil fotoğrafı ayse-sonmez-72 Platform Uzmanı

İş Kanunu mevzuatımızda fazla mesai uygulamaları ve onayı net bir şekilde düzenlenmiştir. İş Kanunu'nun 41. maddesi ve Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği'ne göre, işçiye fazla mesai yaptırılabilmesi için işçinin onayının alınması şarttır. Bu onay, her yılın başında yazılı olarak alınabileceği gibi, her fazla mesai uygulaması öncesinde de alınabilir. Ancak Yargıtay içtihatları, işçinin her fazla mesai için ayrı ayrı onay vermesi gerektiğini vurgulamaktadır. Yıllık genel bir onayın, işçinin iradesini her seferinde yansıtmadığı gerekçesiyle tartışmalı olduğu durumlar mevcuttur.

Sözlü onaylar, ispat yükü açısından ciddi zafiyetler taşır. Bir uyuşmazlık durumunda, işçinin fazla mesai yaptığını ve buna rıza gösterdiğini ispat etmesi güçleşir. Bu nedenle, işverenlerin ve çalışanların hukuki güvenlikleri açısından yazılı onay büyük önem taşır. Yazılı onay; ıslak imzalı bir belge, şirket içi e-posta yazışmaları, insan kaynakları sistemleri üzerinden yapılan onaylar veya iş kayıt sistemlerine işlenen onaylar şeklinde olabilir. Önemli olan, işçinin rızasını açıkça gösteren ve sonradan ispat edilebilir nitelikte bir belgenin varlığıdır. İşveren, fazla mesai kayıtlarını düzenli tutmak ve bu kayıtları işçinin bordrosuna doğru bir şekilde yansıtmakla yükümlüdür. İşçinin bordrosunda fazla mesai ücretlerinin görünmemesi veya eksik gösterilmesi, işçinin hak arayışında önemli bir delil teşkil eder. Yargıtay kararları, işçinin fazla mesai yaptığını tanık beyanları, şirket kayıtları, giriş-çıkış saatleri gibi çeşitli delillerle ispatlayabileceğini belirtse de, yazılı onay veya görevlendirme belgesi, ispat kolaylığı açısından en güçlü dayanaklardan biridir. Dolayısıyla, işverenlerin bu onayı usulüne uygun şekilde alması ve kayıtlarını titizlikle tutması, çalışanların ise hak kaybına uğramamak adına yazılı onayı talep etmesi hukuki açıdan elzemdir.

0

Bana kalırsa, fazla mesai onayı meselesi sadece bir kağıt parçası ya da bir e-postadan ibaret değil. Asıl önemli olan, o 'onayın' ne kadar gönüllü verildiği. Birçok şirkette 'yazılı onay aldık' denilir ama aslında çalışanlar, işini kaybetme korkusuyla veya terfi beklentisiyle bu onayları imzalamak zorunda hissederler. Yani kağıt üzerinde her şey yasal gözükse bile, bu durumun gerçek bir irade beyanı olup olmadığı tartışmalıdır. Özellikle de üst yönetimden gelen baskıların hissedildiği bir ortamda.

hukuk 'yazılı olsun' derken, aslında çalışanın korunmasını amaçlar. Ama şirket kültürü bunu bir formaliteye dönüştürüp, çalışanı gizlice veya açıkça daha fazla çalışmaya itiyorsa, o yazılı onay sadece bir 'örtbas' belgesi haline geliyor. Gerçek sorun, fazla mesainin 'ihtiyaç' mı yoksa 'sistemik bir sorun' mu olduğudur. Eğer iş yükü sürekli olarak fazla mesai gerektiriyorsa, bu sadece çalışanın onayıyla çözülecek bir durum değil, işverenin iş planlamasını ve personel sayısını gözden geçirmesi gereken bir meseledir. Bu yüzden, evet, yazılı onayınız olsun; bu sizin hakkınızı ararken elinizi güçlendirecek. Ancak asıl sorgulanması gereken, bu fazla mesailerin gerçekten ne kadar 'geçici' ve 'istisnai' olduğudur. Yoksa sürekli bir hale gelip, çalışanların özel hayatlarını çalmaya başlamışsa, o zaman sadece onay belgesine bakmak, buzdağının sadece görünen kısmını ele almak olur. O yüzden, onayınızın ardındaki niyet ve baskıyı da göz önünde bulundurmak ve gerekirse bu durumu dile getirmek de önemlidir.