arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşma belgesi, belirli şartlar altında ilam niteliğinde bir belge sayılır ve bu sayede icra takibine konu edilebilir. Yani, bir mahkeme kararı gibi doğrudan icra daireleri aracılığıyla alacağın tahsili yoluna gidilebilir. Bu durum, arabuluculuk anlaşmalarının hukuki güvencesini oluşturan önemli bir avantajdır.
Eğer anlaşma belgesi taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa, bu belge icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde sayılır ve doğrudan icraya konulabilir. Ancak, eğer taraflar avukatla temsil edilmemişse veya anlaşma belgesini sadece arabulucu ve taraflar imzalamışsa, bu belgenin icra takibine konulabilmesi için öncelikle mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Bu şerhin alınması çekişmesiz yargı işidir ve inceleme genellikle dosya üzerinden yapılır.
İcra edilebilirlik şerhi alındıktan sonra veya doğrudan ilam niteliğinde olan anlaşma belgesiyle, alacaklı tarafından icra takibi başlatılabilir. İcra takibi başlatıldıktan sonra borçlunun banka hesapları, şirket araçları, alacaklı olduğu diğer icra dosyaları gibi mal varlıkları araştırılır ve bu mal varlıklarına haciz konulabilir.
Önemli bir ipucu olarak, arabuluculuk anlaşma belgesinde ödeme taksitlere bağlanmışsa ve taksitlerden herhangi birinin aksaması durumunda takibe devam edileceği kararlaştırılmışsa, bu hüküm icra takibine devam etmek için önemli bir dayanak oluşturur. Karşı tarafın anlaşmaya uymaması halinde, işçi alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı göz önüne alındığında, anlaşma belgesinin bir an önce icra takibine konulması, hak kaybını önlemek açısından oldukça önemlidir.