gümrük mevzuatımızda, özellikle 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve bu kanuna dayalı ikincil düzenlemelerde, ticari mahiyet arz eden veya parçalara ayrılarak gönderildiği tespit edilen ürünlere ilişkin özel hükümler bulunmaktadır. Alıcının birden fazla düşük değerli gönderisinin, kısa süre içinde gelmesi durumunda, gümrük idaresi bu gönderileri 'bütünün parçaları' olarak değerlendirme yetkisine sahiptir. Bu durum, genellikle 'kısmi gönderi' veya 'parçalama' olarak adlandırılır ve temel amacı, vergi ve gümrük muafiyetlerinden haksız yere faydalanılmasını engellemektir.
Özellikle 2026 yılı itibarıyla hızla artan e-ticaret hacmi ve uluslararası posta trafiği, gümrük idarelerini bu tür denetimlerde daha proaktif olmaya itmiştir. Otomatik sistemler ve risk analizi yazılımları, aynı alıcı adına, aynı veya benzer gönderici adreslerinden, benzer ürün kategorilerinde ve belirli bir zaman dilimi içinde (örneğin 15-30 gün) gelen gönderileri kolayca tespit edebilmektedir. Bu tespit sonucunda, her ne kadar her bir gönderinin beyan değeri ayrı ayrı muafiyet sınırları içinde kalsa da, gümrük idaresi bu gönderilerin toplam değerini esas alarak tek bir gümrük beyannamesi düzenleyebilir ve buna göre vergilendirme yapabilir. Bu durum, 2023/1 sayılı Genelge gibi düzenlemelerde de kendine yer bulmaktadır.
Yapılacak itirazlarda, alıcının ürünleri ticari amaçla değil, tamamen kişisel kullanım için aldığını ve gönderilerin birbirinden bağımsız olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Ancak bu kanıt süreci oldukça zorludur. kargo firmasının sunduğu beyan belgelerinde, ürünlerin farklı satıcılardan veya farklı tarihlerde alınmış olması bile, gümrük idaresinin 'parçalama' şüphesini gidermekte yeterli olmayabilir. Bu tür durumlarda, gümrük müşaviri aracılığıyla detaylı bir itiraz süreci başlatılabilir. İtiraz dilekçesinde, her bir gönderinin sipariş tarihi, fatura detayları, ödeme belgeleri ve kullanım amacı net bir şekilde belirtilmelidir. Ancak, gümrük idaresinin takdir yetkisi geniş olduğundan, itirazın olumlu sonuçlanma garantisi düşüktür. Dolayısıyla, bu tür riskleri minimize etmek adına, özellikle değeri muafiyet sınırına yakın ürünlerde, siparişler arasında daha uzun süre bırakmak veya tek seferde, tek pakette sipariş vermenin daha güvenli bir yöntem olduğu unutulmamalıdır.