Pasif durumdaki bir banka hesabının yeniden aktifleştirilmesi, bankacılık mevzuatı ve bankanın Iç risk yönetimi politikaları doğrultusunda farklı prosedürlere tabi olabilir. Temel olarak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili düzenlemeler, bankaların müşteri tanıma (KYC - Know Your Customer) prensiplerine uymalarını ve Kara paranın aklanmasıyla mücadele (AML) kapsamında belirli yükümlülükleri yerine getirmelerini zorunlu kılar. Bu bağlamda, uzun süre işlem görmeyen hesapların tekrar aktifleştirilmesi sırasında banka, güncel kimlik ve adres bilgilerini teyit etmek, hatta bazı durumlarda Işlem amacı ve kaynakları hakkında bilgi talep etmek durumundadır.
Bankaların bu konudaki yaklaşımları, özellikle Dijitalleşme düzeylerine göre farklılık gösterir. Dijital bankacılık altyapısı güçlü olan ve uzaktan kimlik doğrulama süreçlerini yasalara uygun bir şekilde entegre etmiş bazı bankalar, belirli bir pasiflik süresine kadar olan hesaplar için mobil uygulama veya internet bankacılığı üzerinden Basitleştirilmiş aktifleştirme adımları sunabilir. Ancak genellikle, uzun süreli pasiflik durumunda (örneğin 2 yıl ve üzeri işlem görmeyen hesaplar) veya hesapta belirli bir bakiyenin bulunması halinde, Şahsen şubeye başvurarak kimlik teyidi ve güncel evrakların ibrazı istenir.
Gerekli evraklar genellikle T.C. Kimlik Kartı/Nüfus Cüzdanı, ikametgah belgesi (e-Devletten alınabilir) veya güncel bir fatura (son 3 aya ait) olabilir. Bankalar, Hesabın pasif kalma süresi, içindeki bakiye miktarı ve son işlem tarihi gibi kriterlere göre ek belgeler veya prosedürler talep edebilir. Bu süreçte yaşanabilecek en büyük sürpriz, bankanın Hesap işletim ücretleri veya atıl hesap ücretleri gibi geçmişe dönük alacaklarının ortaya çıkması olabilir. Bu tür ücretler, hesabın pasif kaldığı dönem boyunca birikmiş olabilir ve aktifleştirme sırasında tahsil edilebilir.
Pro İpucu: Hesabınızı aktifleştirmeden önce, ilgili bankanın müşteri hizmetleri departmanıyla iletişime geçerek hesabınızın güncel durumunu, pasiflik süresini ve tam olarak hangi belgelerle şubeye gitmeniz gerektiğini teyit etmeniz, süreci önemli ölçüde hızlandıracaktır. Ayrıca, hesabınızda belirli bir süre işlem yapılmaması durumunda Zamanaşımı Hükümleri kapsamında Tasarruf Mevduatı sigorta Fonu'na (TMSF) devredilme riski de bulunmaktadır. Bu durum genellikle 10 yıl ve üzeri işlem görmeyen hesaplar için geçerlidir. Dolayısıyla, ne kadar erken aksiyon alırsanız, sürecin o kadar basit olma ihtimali artar.