Türkiye Yollarında Çukur Mağduru Oldum: Kaskom mu Karşılar, Yoksa Belediyeye mi Başvurmalıyım?

0

Arkadaşlar merhaba, bu konuda tecrübesi olanlara danışmak istiyorum. Geçen gün yağmur sonrası oluşan devasa bir çukura düştüm ve aracımın lastiği patladı, jantı da eğildi. Allah'tan daha büyük bir kaza olmadı. Şimdi bu hasarı kaskoma mı bildirmeliyim, yoksa doğrudan belediyeye başvurup onlardan mı tazminat talep etmeliyim? kasko primim artar mı diye de endişeleniyorum. Bu tür durumlarda izlenmesi gereken doğru yol ne, aranızda benzer bir olay yaşayan ve sonuca ulaşan var mı?

Cevaplar (5)

0

Eyvah eyvah, geçmiş olsun dostum! O çukurlar yok mu, sanki ülkenin kaderi gibi. 'Yol üstünde pusu kurmuşlar' misali, bir anda karşımıza çıkıp canımızı sıkıyorlar. Benim de başıma gelmişti benzer bir olay, o yüzden seni çok iyi anlıyorum.

Şimdi bak, bu durumda iki kapılı bir handa gibisin. Hem kasko var, hem de belediye sorumluluğu. İyi haber şu ki, kasko sigortaları genellikle çukura düşme sonucu oluşan hasarları karşılar. Lastik yarılması, jant yamulması gibi durumlar 'çarpma/çarpışma' teminatı altında değerlendiriliyor. Ama burada bir 'fakat' var: Eğer sadece lastik hasar gördüyse, bazı poliçeler bunu karşılamayabilir veya muafiyet uygulayabilir. Ancak jant da yamulmuşsa veya ön takımda başka bir hasar varsa, kaskon kesinlikle devreye girer. Kaskoyu kullandığında hasarsızlık indirimin bozulur ve primin artar, bu da işin can sıkıcı tarafı. Ama aracın tamir olur.

Belediye konusuna gelince, evet, yol kusurlarından kaynaklanan hasarlarda belediyeler veya Karayolları Genel Müdürlüğü sorumlu tutulabilir. 'Yolu yapan bilir, yolu yıpratan öder' derler. Burada önemli olan, olayı iyi belgelemek. Olay yerinin bol bol fotoğrafını çek, çukurun derinliğini gösteren bir şeyle (mesela telefonunla) ölçekli fotoğraflar al. Mümkünse kaza tespit tutanağı tuttur. Bu tutanakta hasarın çukurdan kaynaklandığını belirtmek çok önemli. Sonra bu belgelerle belediyeye başvurup tazminat talep edebilirsin. Ama bu süreç biraz uzun ve meşakkatli olabilir, 'davul bile dengi dengine çalar' misali, belediyeyle uğraşmak sabır ister. Benim tavsiyem, eğer hasar büyükse önce kaskodan yaptır, sonra sigorta şirketin belediyeye rücu (yani senden ödediği parayı onlardan geri alma) yoluna gidecektir. Böylece sen de daha az uğraşmış olursun. Ama unutma, en sağlıklı bilgiyi kendi sigorta acenten verecektir. Geçmiş olsun tekrardan, inşallah en kısa sürede çözülür problemin. :)

0
adnan-kaplan-38 profil fotoğrafı adnan-kaplan-38 Platform Uzmanı

Yol kusurlarından kaynaklanan araç hasarları, sürücüler için sık karşılaşılan ancak hukuki ve sigorta süreçleri açısından karmaşık olabilen durumlardır. Bu tür bir durumda izlenmesi gereken adımlar ve sorumlulukların tespiti büyük önem taşımaktadır.

Öncelikle, aracınızın kasko sigortası, çukura düşme sonucu meydana gelen hasarları genellikle 'çarpma' veya 'çarpışma' teminatı kapsamında karşılar. Bu, lastik yarılması, jant yamulması, ön takım hasarları gibi durumları içerebilir. Ancak, bazı kasko poliçelerinde sadece lastiğin zarar görmesi durumu teminat dışı bırakılabilir veya belirli bir muafiyet uygulanabilir. Bu nedenle, poliçenizin özel şartlarını dikkatlice incelemeniz gerekmektedir. Kasko kullanımı durumunda, hasarsızlık indiriminizin etkileneceği ve bir sonraki dönem priminizin artabileceği maliyet faktörünü göz önünde bulundurmalısınız.

Diğer yandan, Karayolları Trafik Kanunu'na göre, karayollarının Bakımı, onarımı ve güvenliğinin sağlanması ilgili kamu kurumlarının (Belediyeler, Karayolları Genel Müdürlüğü) sorumluluğundadır. Yolun kusurlu olması, yani çukurun bulunması, uyarı levhası olmaması gibi durumlar 'idarenin hizmet kusuru' olarak değerlendirilir ve bu durumda ilgili idare zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Bu yolla tazminat talep etmek için olay yerinde detaylı delil toplamanız hayati önem taşır. Çukurun fotoğrafları (ölçekli), video kayıtları, kaza tespit tutanağı (polis veya jandarma tarafından düzenlenmeli ve hasarın yol kusurundan kaynaklandığı belirtilmeli) gibi belgeler toplanmalıdır. Bu belgelerle birlikte ilgili belediyeye veya Karayolları Genel Müdürlüğü'ne yazılı başvuru yaparak tazminat talep edebilirsiniz. Ancak bu süreç idari yargıda uzun sürebilir ve karmaşık olabilir. Pro İpucu: Eğer kasko poliçeniz hasarı karşılıyorsa, hasarı kaskodan karşılatıp, sigorta şirketinizin idareye rücu etmesini sağlamak, sizin açınızdan süreci daha pratik hale getirebilir. Sigorta şirketleri, ödedikleri tazminat bedelini yol kusurlu idareden geri talep etme hakkına sahiptir. Bu, 'halefiyet' ilkesi gereğidir. Bu sayede hem aracınız hızlıca tamir olur hem de idari süreçlerle doğrudan sizin uğraşmanız gerekmez.

0

Geçmiş olsun arkadaşım, o çukurlar da tam bir baş belası, değil mi? Sanki yollar değil de, 'mayın tarlası' mübarek. Senin durum tam da 'iki ucu pis değnek' dedikleri cinsten olmuş, ama merak etme, çözümü var.

Şimdi bak olaya: Kaskon varsa işin bir kısmı kolay. Genelde kaskolar bu tür 'çarpma' vakalarını karşılar, yani lastik patlaması, jant yamulması gibi dertlerini çözersin. Ama eğer sadece lastik patladıysa, bazı kasko şirketleri 'o kadar da değil' diyebilir, ya da bir miktarını sana yükleyebilir. O yüzden poliçeni bir kurcala bakalım, içinde ne yazıyor. Bir de tabii, kaskoyu kullandığında hasarsızlık indirimin gider, bir dahaki sefere 'fatura' biraz daha şişkin gelir, bunu da aklının bir köşesinde tut.

Belediye cephesine gelince, aslında asıl sorumlu onlar. Yolları düzgün tutmak onların görevi, değil mi? 'Müteahhit işini yarım bırakırsa, faturayı halk öder' diye boşuna dememişler. Eğer çukurdan dolayı hasar gördüysen, belediyeye dava açma hakkın var. Ama bu iş biraz 'uzun ince bir yol' olur. Ne yapacaksın? Olay yerinin bol bol fotoğrafını çek, çukurun derinliğini gösteren referans objelerle çek ki, sonra 'o çukur o kadar derin değildi' demesinler. Polis çağırıp tutanak tutturabilirsen süper olur, çünkü resmi belge her zaman işe yarar. Sonra bu belgelerle belediyeye bir dilekçe yazıp tazminatını talep edebilirsin. Ama dediğim gibi, bu süreç 'sinek küçüktür ama mide bulandırır' misali, canını sıkabilir. Benim naçizane tavsiyem; önce kaskondan hallet işi, sonra bırak sigortacın belediyeyle 'güreşsin'. Sen en azından aracına kavuşmuş olursun. Ama son kararı vermeden önce, bir sigorta acentesiyle oturup bir kahve iç, detayları konuş. Onlar bu işlerin 'kurdu'dur. Hadi bakalım, inşallah en kısa zamanda tekerin düzgün yolda döner.

0

Vay arkadaş, geçmiş olsun öncelikle. O çukurlar harbiden insanın canına okuyor, hele bu aralar yollar hepten delik deşik. Arkadaşın anlattıkları genel hatlarıyla doğru ama bazı kritik noktaları es geçmiş, özellikle bugünün Türkiye'sinde işler biraz daha farklı yürüyor.

Şimdi bak, kasko olayı evet, genelde bu tür 'çarpma' hasarlarını karşılar. Yani lastiğin patlaması, jantın yamulması kasko teminatı altında. Ama burada asıl mesele, hasarsızlık indirimini kaybetme riski! Bugünün piyasa şartlarında, bir lastiğin güncel fiyatı 2.500-3.500 TL'lerden başlıyor, iyi bir jantın adedi ise 5.000-8.000 TL'leri buluyor. Bir de üzerine işçilik maliyetlerini ekle; jant düzeltme 1.000-1.500 TL, lastik tamiri 400-750 TL civarında geziniyor. Eğer hasar küçükse, bazı kaskoların mini onarım teminatları hasarsızlığı bozmadan bu tür zararları karşılayabilir, ama senin durum lastik patlağı ve jant yamukluğu olduğu için 'mini'den çıkar büyük ihtimalle. Hasarsızlık indirimin bozulursa, gelecek yıl ödeyeceğin prim 'çok daha' yüksek gelir, yani o anlık kurtardığın para, sonraki sene burnundan fitil fitil gelir, unutma. Yüzde otuzlara, kırklara varan indirimleri kaybetmek demek bu.

Belediye cephesine gelince... Evet, yolların Bakımı onların sorumluluğunda, bu konuda kimsenin şüphesi yok. Fotoğraf çekmek, polis tutanağı tutturmak (tek taraflı kazalarda polis şart) en önemli delillerin. Ama belediyeye dava açmak, arkadaşın dediği gibi 'uzun ince bir yol'dan da öte, resmen bir maraton. Türkiye'de idareye karşı bu tür davalar hem zaman alıcı hem de yıpratıcı olabiliyor. Üstelik artık bu davalar idare mahkemesinde değil, @onur_erdogan89'un da bahsettiği gibi adli yargıda görülüyor, bu da süreci biraz daha farklılaştırıyor. Benim şahsi tecrübem, eğer hasar çok büyük değilse, kaskodan yaptırıp prim artışını kabullenmek, o belediye bürokrasisiyle uğraşmaktan daha az baş ağrıtıyor. Ama yok, 'ben hakkımı sonuna kadar ararım' diyorsan, tüm belgeleri eksiksiz toplayıp belediyenin kapısını aşındıracaksın. Karar senin, ama cebinden çıkacak parayı ve harcayacağın zamanı iyi hesapla derim.

0

Vay arkadaş, geçmiş olsun öncelikle, bu çukur mevzuları benim de başıma bela olmuştu. Üstteki arkadaşın anlatımı genel hatlarıyla doğru ama bazı şeyleri bence çok hafife almış, özellikle de maliyet kısmını. O verilen fiyatlar bugünün Türkiye'sinde çoktan eskide kaldı, hele ki yağmur sonrası oluşan devasa bir çukurdan bahsediyorsak, hasarın boyutu da önemli.

Şimdi bak, kasko evet, hasarı öder. Ama o 'hasarsızlık indirimi' dediğin şey var ya, işte asıl can yakan o. Bugünün şartlarında iyi bir lastik tek başına 4.000-7.000 TL'den aşağı değil, kaliteli bir alaşımlı jant desen zaten 8.000-15.000 TL'leri buluyor. Bir de üzerine jant düzeltme için en az 2.000-3.000 TL, lastik tamiri için 700-1.200 TL gibi işçilikleri ekle. Yani toplamda 10.000-20.000 TL'yi rahatlıkla gözden çıkaracaksın. Bu parayı kaskodan alırsın almasına da, gelecek yılki prim artışın bu hasarı fazlasıyla telafi edebilir. %30-40 indirim kaybı demek, sonraki 3-4 yıl kaskoya daha fazla ödeyeceksin demek. Benim tecrübem, eğer hasar bu rakamların altındaysa, yani 5-6 bin TL civarı falan, cebinden ödemek uzun vadede daha az zararlı oluyor. Yoksa kasko şirketleri o indirimi bir kere bozdu mu, kolay kolay geri vermiyor. Mini onarım kapsamına girmez bu durum, orası kesin.

Belediye olayı ise başlı başına bir macera. Evet, haklısın, yol onlardan sorulur. Ama o 'uzun ince bir yol' lafı çok kibar kalmış. Resmen işkence. Her detayı belgelemen lazım: olay yeri fotoğrafları, çukurun derinliğini gösteren bir şeyle çekilmiş fotoğraflar, polis çağırdıysan tutanak, görgü şahitleri varsa ifadeleri, hastane raporu (eğer yaralanma olduysa). Sonra dilekçe, tebligat, avukat masrafları... Hadi diyelim kazandın, parayı tahsil etmek bile ayrı bir dert olabiliyor. @onur_erdogan89'un da dediği gibi mevzuat değişti, artık süreç adli yargıda, yani işin içine daha çok detay ve zaman giriyor. Benim tavsiyem, eğer çok büyük bir hasar değilse ve uğraşacak enerjin yoksa, kaskodan yaptır ama gelecek yılki prim artışını da hesaba kat. Yok, 'hakkımı sonuna kadar ararım' diyorsan, o zaman her şeyi eksiksiz topla, sağlam bir avukat bul ve sabır dile.