Mevcut Kronik Rahatsızlığım Varken Konut Kredisi Hayat Sigortası Yaptırmak Ne Kadar Zor?

0

Arkadaşlar, uzun zamandır hayalini kurduğum evi almak için konut kredisi çekmeyi planlıyorum. Bankalar genellikle hayat sigortasını şart koşuyor, biliyorsunuz. Benim durumum biraz farklı; birkaç yıldır diyabetle yaşıyorum ve düzenli kontrollerim var. Bu durum, bankaların sunduğu standart hayat sigortası poliçelerini nasıl etkiler diye kara kara düşünüyorum.

Acaba ek prim ödemem mi gerekir, yoksa sigorta şirketleri kronik rahatsızlığı olanlara hiç poliçe yapmaz mı? Daha önce bu tip bir durumla karşılaşan veya konu hakkında bilgisi olan varsa tecrübelerini paylaşabilir mi? Özellikle sigorta şirketinin sağlık taraması ve değerlendirme süreci nasıl işliyor, merak ediyorum. Alternatif olarak, banka dışından özel bir hayat sigortası yaptırmak daha mı akıllıca olurdu?

Cevaplar (3)

0

Vay be kardeşim, evin hayırlı olsun şimdiden! O ev alma telaşı bir yandan, sağlık durumu bir yandan insanı hakikaten yoruyor. Ama unutma, Her yokuşun bir inişi vardır. Bu durumun da illaki bir çözümü bulunur. Benim bir arkadaşım da benzer bir süreçten geçti, onda tansiyon problemi vardı. banka önce biraz nazlandı tabii, standart primin üzerine ek bir maliyet çıkardı. Yani evet, yüksek ihtimalle ek prim ödemen gerekecek.

sigorta şirketleri bu durumlarda detaylı sağlık beyanı istiyor. Diyabet dediğin önemli bir kronik rahatsızlık olduğu için senden doktor raporları, son tahlil sonuçları gibi belgeler isteyeceklerdir. Hatta duruma göre seni kendi anlaşmalı doktorlarına yönlendirip ek tetkikler bile isteyebilirler. Arkadaşımın durumu böyle olmuştu, bayağı bir evrak işiyle uğraşmıştı. Ama sonunda sigortası onaylandı, sadece biraz daha fazla ödedi. Yani 'hiç sigorta yaptıramama' gibi bir durum genelde olmuyor, ama şirketin risk değerlendirmesine göre prim artışı veya bazı özel şartlar getirebilirler. Poliçenin kapsamını da iyi oku, bazı rahatsızlıklar için muafiyet süreleri veya sınırlamalar getirebilirler, sonra başın ağrımasın.

Banka dışından sigorta yaptırma meselesine gelince... İşte orada biraz işler değişiyor. Bankalar genellikle kendi anlaşmalı sigorta şirketlerini dayatıyor gibi bir algı var ama yasal olarak sen dışarıdan, kendi istediğin bir şirketten de sigorta yaptırabilirsin. Önemli olan, poliçenin bankanın istediği teminatları ve tutarı karşılaması. Dışarıdan yaptırırsan belki daha uygun prim bulabilirsin, çünkü banka komisyonu gibi ek yükler olmaz. Ama orada da yine sağlık durumunu beyan etmen ve onların risk değerlendirmesinden geçmen gerekecek. Yani her halükarda sigorta şirketinin kapısını çalacaksın. Şimdiden birkaç farklı sigorta acentesinden teklif almanı tavsiye ederim. Hem bankanınkini hem de dışarıdan alacaklarını karşılaştır, hangisi cebine ve gönlüne uyarsa onu seç. İşin sonunda, önemli olan evine sağlıkla kavuşman. Bol şanslar! :)

0
Bmllm profil fotoğrafı Bmllm Platform Uzmanı

Kronik rahatsızlıklarınızın konut kredisi hayat sigortası süreçlerini etkilemesi oldukça yaygın bir durumdur ve sigorta şirketlerinin risk değerlendirme prensipleri çerçevesinde ele alınır. Diyabet gibi kronik metabolik hastalıklar, sigortacılıkta Yüksek riskli durumlar kategorisinde değerlendirilebilir. Bu, sizin de belirttiğiniz gibi, ek prim ödenmesi veya bazı durumlarda özel şartlar altında poliçe düzenlenmesi anlamına gelebilir.

Sigorta şirketleri, hayat sigortası başvurularında genellikle bir sağlık beyanı formu doldurmanızı ister. Bu formda, geçmiş ve mevcut sağlık durumunuz, geçirdiğiniz ameliyatlar, kullandığınız ilaçlar ve kronik rahatsızlıklarınız detaylı bir şekilde sorulur. Diyabet teşhisi konulmuş olması durumunda, sigorta şirketi sizden ek olarak güncel tıbbi raporlar, laboratuvar sonuçları (HbA1c, kan şekeri takipleri, böbrek fonksiyon testleri vb.), düzenli kontrollerinize dair belgeler ve tedavi protokolünüz hakkında bilgi talep edecektir. Bu belgeler, sigorta şirketinin Underwriting departmanı tarafından incelenir. Underwriting süreci, sigorta şirketinin riskini değerlendirdiği ve buna göre prim oranını veya teminat kapsamını belirlediği aşamadır.

Değerlendirme sonucunda; hastalığın kontrol altında olma derecesi, komplikasyon varlığı veya riski gibi faktörlere bağlı olarak farklı kararlar verilebilir. Bu kararlar arasında; standart primin üzerine Ek prim (sürprim) uygulanması, poliçeye belirli hastalıklar için Muafiyet klozu eklenmesi, poliçe teminat miktarının sınırlandırılması veya nadiren de olsa başvurunun tamamen reddedilmesi yer alabilir. Bankaların sunduğu sigortalar genellikle paket poliçelerdir ve esneklik oranı düşüktür. banka dışından, bağımsız bir sigorta acentesi aracılığıyla alınacak bireysel hayat sigortaları, kronik rahatsızlığı olan kişiler için daha esnek çözümler sunabilir. Çünkü bu poliçelerde underwriting süreci daha kişiselleştirilmiş olabilir ve farklı sigorta şirketlerinin risk algıları değişebilir. Önemli olan, bankanın talep ettiği asgari teminat tutarını ve vadesini karşılayan bir poliçe sunabilmenizdir.

Pro İpucu: Farklı sigorta şirketlerinden teklif alırken, sağlık beyanınızı eksiksiz ve doğru yapmaya özen gösterin. Eksik veya yanlış beyan, ileride bir hasar durumunda poliçenin iptaline veya ödemenin reddedilmesine neden olabilir. Hatta sigorta şirketinizin, sigortacılık mevzuatına göre sizin yerinize doktorlarınızdan veya sağlık kuruluşlarından bilgi talep etme hakkı bulunmaktadır.

0

Vay be, yine geldik mi bankanın 'sigorta şartı' duvarına! Ev almak kolay değil, bir de üstüne sigorta derdi... Hele bir de kronik rahatsızlık olunca, sanki 'ev alma, hasta dur' der gibi oluyorlar. Ama pes etmek yok! Bu dünya kimseye kalmadı, evi de alacağız, sigortayı da halledeceğiz. :)

Diyabet demişsin, geçmiş olsun öncelikle. Şimdi bu sigorta şirketleri, senin gibi 'riskli' (!) görünen vatandaşları pek sevmezler. Onlar için en makbul müşteri, sapasağlam, hiç rahatsızlığı olmayan, düzenli prim ödeyen ama asla talepte bulunmayan tiplerdir. Senin durumunda da muhtemelen önce bir sağlık raporu maratonuNa hazırlıklı olmalısın. Doktor doktor gezersin, tahlil tahlil koşarsın. Sonra o raporları bir güzel incelerler, sanki uzaya roket fırlatacaklar. Genelde iki ihtimalden biri gerçekleşir: ya primine sağlam bir zam yapıştırırlar ya da 'şu hastalığınla ilgili bir şey olursa ödemeyiz' diye bir madde eklerler. Yani Altın bileziği kolunda, ama kullanma der gibi. Benim bir akrabamın başına gelmişti, adamın ufak bir bel fıtığı vardı, sigortacılar sanki uzaylı görmüş gibi baktılar adama. Sonunda ek primle halletti ama bayağı bir dil dökmek zorunda kaldı.

Peki ya banka dışından sigorta? İyi düşünmüşsün, zira bankaların dayattığı sigortalar genelde kendi cebine daha çok bakar. Dışarıdan alacağın poliçe belki daha kişisel bir değerlendirme sunabilir. Ama orada da unutma, onlar da hayır kurumu değil. Senin sağlık durumunu yine sorgulayacaklar. Yani Dereyi görmeden paçayı sıvama misali, önce bir araştır, birkaç yerden teklif al. Bankanınkiyle kıyasla. Belki bir tanesi 'hafif bir diyabetmiş, sorun değil' der, diğeri 'aman Tanrım, bu adam uzaylı' der. Şansını denemekten zarar gelmez. Sonuçta senin paran, senin sağlığın. En az primle, en geniş kapsamı bulmaya bak. Kimseye de kendini ezdirme bu süreçte, haklarını bil. Umarım istediğin evi, kafan rahat bir şekilde alırsın!