saç ekimi yaptırmışsın, hayırlı olsun da, şimdi asıl macera başlıyor arkadaş! Yani zannettin mi ki ektirdin, bitti? Yok öyle yağma. O ekilen saçlar sana 'ben buradayım ama beni beslemezsen giderim' dercesine bir bakış atar emin ol. Şimdi piyasada herkesin dilinde bir iki tane şampuan var, onları kullanıp geçiyorsun sanıyorlar ama ne gezer. İşin biraz daha derinine inmek lazım, öyle suya sabuna dokunmadan olmaz bu işler. Biraz zahmetli ama sonuçları görünce 'iyi ki uğraşmışım' diyeceksin, garanti veririm.
Ben bu konuya o kadar kafa yordum ki, evde küçük bir laboratuvar kurmadığım kaldı. İlk önce, şu Doğal yağ karışımlarına bir şans ver derim. Ama öyle rastgele aktardan alınanla değil, gerçekten kaliteli ve soğuk sıkım olanlarla. Örneğin, hint yağı, biberiye yağı, jojoba yağı gibi saç derisini besleyen ve kan dolaşımını hızlandıran yağları karıştırıp haftada bir saç derine masaj yaparak uygulayabilirsin. Bir de Kenevir tohumu yağı var, çok bilinmez ama omega yağ asitleri açısından zengin, saç kalitesi için biçilmiş kaftan. Masaj yaparken öyle nazik nazik değil, saç derini canlandıracak şekilde, ama kökleri yerinden oynatmadan. Sonra da güzelce bone takıp en az bir saat beklet. Mis gibi besler saç köklerini, pırıl pırıl yapar.
Bir de şu Besin takviyeleri meselesi var ki, başlı başına bir derya. Herkes bir şey söylüyor, ama sen en iyisi bir doktora danışıp kan değerlerine baktır. Benim doktorum, normalde pek bilinmeyen ama saç için mucizevi olan Silika takviyesi önermişti. Bildiğin bambu ekstratından yapılıyor, saç tellerini kalınlaştırıyor, tırnakları güçlendiriyor. Bir de MSM (Metilsülfonilmetan) diye bir şey var, o da saçın yapı taşı olan keratini destekliyor. Öyle her yerde bulamazsın bunları ama değer. Sıradan multivitaminlerle geçiştirme bu konuyu, biraz araştır, biraz soruştur. Çünkü o ekilen saçlar da senin bedeninin bir parçası ve içeriden ne verirsen onu yansıtır.
Bir de Su tüketimi meselesi var ki, kimse umursamaz. Günde iki buçuk litre su içmiyor muyuz? İçmiyoruz! İşte o zaman saçın da kuru ve cansız olur, ne kadar Bakım yaparsan yap. Hücreler susuz kalırsa nasıl canlanacak ki? En basiti bu ama en çok atlanan da bu. Su içmeyi alışkanlık haline getir, göreceksin saçların bile sana teşekkür edecek. Bir de Stresi yönetme konusuna değinelim. Saç dökülmesi ve kalitesiz saçın en büyük düşmanlarından biri stres. Ne kadar rahat ve huzurlu olursan, saçların da o kadar gür ve sağlıklı olur. Yani öyle 'boş ver' demek kolay ama hayatın getirdiği dertleri kafana takmamayı öğrenmen lazım, yoksa o yeni saçlarına yazık olur.
Kısacası, saç ekimi sonrası bakım, sadece şampuanla bitmiyor. Bir bütün olarak ele alacaksın bu konuyu. Hem dışarıdan özel ürünlerle destekleyeceksin, hem içeriden besleyeceksin, hem de ruh sağlığına dikkat edeceksin. Biraz detektif gibi araştır, kendine uygun olanı bul. Herkesin saç tipi, vücut yapısı farklı. Birine iyi gelen sana gelmeyebilir. Ama bu özel yöntemleri deneyerek ekilen saçlarının hakkını fazlasıyla verirsin, emin ol. Hadi bakalım, kolay gelsin!