Halka açık Wi-Fi ağlarında mobil bankacılık uygulaması kullanmak mı? Hmm, cesur bir karar, ne diyeyim! Hani derler ya, “Ateşle barut yan yana durmaz” diye, bu durum da biraz öyle. Bir yandan anlıyorum, mobil veri kıymetli, her zaman çekmeyebilir, insan işini halletmek ister. Ama diğer yandan, o bedava Wi-Fi’lar bazen bedelini çok ağır ödetebilir. Modern bankacılık uygulamaları elbette kendilerini korumak için ellerinden geleni yapıyorlar; şifreleme falan filan… Ama bu, her şeyin garanti olduğu anlamına gelmiyor, kusura bakmayın.
Düşünün ki bir kahvehanedesiniz, karşınıza birisi “Café_Free_WiFi” diye bir ağ kurmuş. Siz de “Oh ne güzel, bedava internet!” deyip bağlanıyorsunuz. İyi de, o ağın arkasında kim var, amacı ne, biliyor musunuz? Belki de o kişi, sizin banka şifrenizi değil de, cihazınıza sızmak, başka bilgilerinizi ele geçirmek için pusu kurmuş. Bankacılık uygulamasının kendi içindeki şifreleme bir yere kadar korur, ama kapıyı tamamen açık bırakırsanız, hırsız illa ki bir yolunu bulur. Özellikle de o ağ üzerinde DNS saldırılarıyla sizi sahte bir banka sitesine yönlendirebilirler, sonra gelsin baş ağrısı.
Benim tavsiyem, bu tür işlerde “Garanti olsun, az olsun, öz olsun” prensibini benimsemek. Yani, ya mobil verinizi kullanın ya da gerçekten güvendiğiniz, şifreli bir ağa bağlanın. Eğer mecbur kaldıysanız ve başka çareniz yoksa, o zaman iyi bir vpn servisi kullanın. En azından trafiğiniz şifreli bir tünelden geçer de, o bedava Wi-Fi’ın sahipleri sizin ne yaptığınızı anlayamaz. Yoksa sonra “Para gitti, şifre çalındı, Allah kahretsın!” diye dizlerinizi dövmeyin. bankacılık işlemleri şakaya gelmez, hele de halka açık bir ağda, aman dikkat!