Vay arkadaş, bu nasıl iş yahu! findeks raporuna bakıyorsun, senin yapmadığın başvurular, bilmediğin limit güncellemeleri... Hayalet mi dolaşıyor bu bankaların sisteminde ne? İnsan bir de üstüne notum düşüyor diye dertleniyor. Sanki elimiz kolumuz bağlı, kaderimize razı olacağız gibi bir durum. Yok ya, öyle yağma yok!
Şimdi bu 'hayalet' kayıtlar olayı, ya bankaların kendi içinde bir karışıklık, ya da daha kötüsü, birileri senin bilgilerini ele geçirmiş ve senin adına işler çeviriyor demektir. Benim de bir tanıdığın başına gelmişti; bir bakmış Findeks raporunda, hiç gitmediği bir şehirden, hiç tanımadığı bir kuyumcudan taksitli alışveriş görünüyor. İnsan ister istemez 'bu ne perhiz bu ne lahana turşusu' diye isyan ediyor.
Bu tür kayıtlar notunu tabii ki olumsuz etkiler. Her 'hayalet' başvuru, senin kredi skorunda bir çizik atar. Sistem seni 'sürekli kredi arayan, riskli bir müşteri' gibi algılar. Halbuki sen belki de evde çayını yudumlayıp keyfine bakıyorsundur. Yani 'suyun başını tutan, balığı tutar' derler ya, bu bankacılık sistemi de maalesef bazen öyle çalışıyor, sen farkında olmadan başkaları senin suyunu tutmaya kalkışıyor.
Peki ne yapacaksın bu durumda? Önce Findeks'i ara, neyin nesi bu kayıtlar öğren. Sonra o ilgili bankaya git, 'Ben bu başvuruyu yapmadım, silin bunu!' de. Eğer banka ayak sürerse, hiç bekleme, savcılığa git, suç duyurusunda bulun. Kimse senin adını, kimliğini kullanarak haksız yere iş çeviremez. Yani 'gel gel derler, git git derler' misali seni mağdur etmeye kalkanlara prim verme. Sakın bu işin peşini bırakma. Kendi hakkını savunmazsan, kimse savunmaz. Yani demem o ki, bu işi kökünden hallet, yoksa bu 'hayaletler' peşini bırakmaz. ;)