Bak sen şu işe! İnsan bir sabah kalkar, nakit ihtiyacı olur, kartını uzatır... Ve hoooop! Sanki bir sihirbaz değneği değmiş gibi limit buharlaşmış! Eh, bankalar da bazen böyle sürprizler yapmaya bayılırlar, ne diyelim. Sanırsın ki kredi kartını bana vermediler de, bir süreliğine emanet ettiler, keyifleri isterse geri alırlar. Ama iş öyle değil tabii, Benim limitim vardı, ne oldu şimdi buna? diye sormak en doğal hakkın. Şaşırmana şaşırdım, bankalar bize bildirim yapmayı pek sevmezler, hele ki işimize gelmeyen durumlarda.
Şimdi gelelim bu duruma nasıl tavır alacağına. Önce bir derin nefes al, çünkü bu işler biraz sabır ister. İlk durağın bankanın müşteri hizmetleri. Onu bir ara, ama öyle Limitim sıfırlandı deyip kapatma. İnce ince sor, de ki Bu kararın dayanağı nedir? Bana neye göre bu uygulanmıştır? Yazılı bir gerekçe istiyorum. Bak bakalım, sana standart ezber cevapların dışında ne diyecekler. Büyük ihtimalle lafı dolandırıp duracaklardır, çünkü çoğu zaman kendileri de somut bir sebep sunamaz.
Eğer telefonla halledemezsen, ki muhtemelen edemeyeceksin, o zaman rotayı şubeye çevir. Giy en resmi halini, gir içeri. Şube müdürüyle görüşmek istediğini söyle. Yüz yüze konuşmak her zaman daha etkilidir. Gözlerinin içine bakarak anlat derdini, sanki sen onlara kredi veriyormuşsun gibi. Onlar da anlamıyorsa, Hakkımı aramak için tüm yasal yollara başvuracağım demeyi de ihmal etme. Bazen bu sihirli kelimeler, kapalı kapıları aralamaya yeter.
Ve eğer bankanın içinde çözüm bulamazsan, o zaman işi resmiyete dökme vakti gelmiştir. BDDK mı dersin, Tüketici Hakem Heyeti mi dersin... Neresi daha etkili olur diye bir araştır. Ama sakın unutma, tüm yazışmalarını, görüşme notlarını, her şeyi bir dosya halinde sakla. Yarın öbür gün lazım olur. Bankalarla iş yaparken maalesef hep bir adım önde olmak zorundasın. Çünkü onlar kurumsal hafızaya sahip, biz ise birey. Kısacası, hakkını söke söke alacaksın, yoksa kimse sana tabağında sunmaz. Hadi bakalım, kolay gelsin, kartınla arana soğukluk girmesin!