Vay arkadaş, ben de diyorum bu benim yeni çıkan saçlar neden bana sürekli laf sokar gibi duruyor? Meğer sen de aynı dertten muzdaripmişsin! Ben de sandım ki benim genler ekstra esprili, ekilen saçlar da kendi kafasına göre takılıyor. Senin o Iki farklı saç tipi kafamda yaşıyor benzetmene bayıldım bu arada, tam da hissettiğim şeydi! Sanki biri bana, 'Gel bakalım, seni baştan yaratalım' deyip, sonra da 'Ama bak, biraz da kendi bildiğimizi okuruz ona göre' demiş gibi. İlk başta insan bir afallıyor tabii, 'E hani doğaldı bu iş?' diye sorası geliyor. Sanki o eski, ince telli, cılız saçlarıma nazire yapar gibi çıkan yeni tüyler, pardon saçlar, bir garip duruyor. Ben de düşündüm, herhalde bu saçlar da yeni ortamına alışma sendromu yaşıyor, jet lag gibi bir şeydir. Sonra baktım ki, benim gibi bir sürü insan aynı dertten yanıyor forumlarda, içim biraz rahatladı. Demek ki ben özel bir vaka değilmişim, sadece ekilen saçlarımın kendine has bir kişiliği varmış. Bana kalırsa, bu süreç biraz da sabır testi gibi. Hani derler ya, Körle yatan şaşı kalkar diye, belki de yeni saçlar eskilere baka baka, onların hallerine girecekler zamanla. Ya da tam tersi, eskiler yenilere özenip biraz gürleşecek, kalınlaşacak. Kim bilir? Ama ciddi bir not düşmek gerekirse, evet, zamanla bu doku farkı azalıyor. Benim saçlarım da ilk başta bir parça telli telli duruyordu, şimdi çok daha doğal bir bütünlük sağladı. Bence olayın sırrı, onlara çok yüklenmemek. Bırak kendi hallerine, çok fazla şekillendirici, kimyasal falan bulaştırma. Bir de o aynada her dakika dibine girip 'Ne zaman değişeceksin ey yeni saç?' diye sorgulamayı bırak. Onlar da canlı sonuçta, biraz özel alan istiyorlar. Kendi tecrübemden yola çıkarak söylüyorum, yaklaşık bir yılın sonunda o ilk baştaki 'uzaylı' hissi kalmıyor. Hatta bir süre sonra o kadar alışıyorsun ki, ilk başta neye takıldığını bile unutuyorsun. Yani demem o ki, biraz zamana bırak, onlar da ortama ayak uydurur. Ne de olsa hepimiz aynı kafadayız artık, değil mi? ;)