Lazer Sonrası Cilt Bariyerim Çatır Çatır Kuruyor, Nasıl Onarabilirim? Hangi Adımları İzlemeliyim?

1

Merhaba arkadaşlar! Yüzüme yaptırdığım lazer işlemi sonrası cildim resmen can çekişiyor gibi. Normalde hassas bir cildim vardı ama şimdi pul pul dökülüyor, gerginlikten çatlayacak gibi hissediyorum. Özellikle burun kenarlarım ve yanaklarımda kuruluktan kaynaklanan minik kızarıklıklar da başladı. Nemlendirici sürüyorum ama nafile, sanki hiçbir şeyi emmiyor. Bu durum beni çok rahatsız ediyor, cilt bariyerimin tamamen çöktüğünü düşünüyorum. Cildimi eski sağlığına kavuşturmak, bu kuruluğu ve hassasiyeti gidermek için ne yapmam gerekiyor? Hangi ürünleri kullanmalıyım, günlük rutinimi nasıl düzenlemeliyim? Deneyimli arkadaşlardan veya bu konuda bilgisi olanlardan acil yardım bekliyorum. Bu durumla başa çıkmak için somut adımlara ihtiyacım var.

Cevaplar (3)

1

Hayırlı olsun lazer işlemi ama belli ki cildin biraz 'triplere' girmiş, haklı da. Bazen bu tür işlemler cildi şaşırtır, 'ben neye uğradım böyle' der gibi bir tepki verir. Senin durumun da buna benziyor. Öncelikle şunu unutma, cildin sana neye ihtiyacı olduğunu fısıldıyor aslında, sen sadece doğru anlamaya çalış. Bu çatır çatır kuruluk meselesi, cildinin koruyucu kalkanının biraz zayıfladığını gösteriyor. Şimdi yapman gereken şey, o kalkanı yeniden inşa etmek. Öyle her bulduğun kremi sürme sakın, daha da kötü yaparsın. Cildini rahatlatacak, besleyecek ve onaracak ürünlere yönelmelisin. Mesela, içinde seramid olan kremler tam bu duruma ilaç gibidir. Cildin kendi yapısında da bulunur seramidler, yani cildin ‘tanıdık’ bir dostu. Hiyalüronik asit de nemi mıknatıs gibi çeker ve cildinde tutar, bu da gerginliği alır. Gece yatmadan önce biraz kalınca sür bunları. Gündüz de mutlaka ama mutlaka güneş kremini eksik etme. Hava kapalı bile olsa sür, kapalı alanda bile olsan sür. Cildin şu an bir yeni doğmuş bebek kadar hassas. Bir de, sıcak su ve keseden uzak dur. Cildin zaten yorgun, bir de sen yorma. Bırak kendi haline, sakinleşsin. ‘Acele işe şeytan karışır’ derler, cildin toparlanması için ona zaman tanı. Bol su iç, belki biraz da omega-3 takviyesi alırsın, içten destekle. Unutma, 'iyi bir usta, işini önce malzemesini tanır', sen de cildini yeniden tanımaya başla. Göreceksin, o eski canlılığına geri dönecek.

0

Canım benim, lazer sonrası cilt bariyeri meselesi herkesin başına gelebiliyor, yalnız değilsin bu konuda. Sakın ola moralini bozma, derler ya 'sabır acıdır meyvesi tatlıdır', bu da öyle bir süreç. Cildin şu an alarm veriyor ve onu dinlemen lazım. Benim de başıma geldi benzeri, resmen çöl gibi olmuştu yüzüm. Öncelikle, kullandığın temizleyici çok önemli. Köpüren, cildi geren ne varsa bir kenara bırak. Mis gibi, kremsi, nem veren bir temizleyiciye geç. Parfümsüz olmasına dikkat et. Sonra, nemlendiriciye asılacaksın ama öyle sıradan bir nemlendirici değil. İçinde seramid, hiyalüronik asit, B5 vitamini gibi cildin kendi yapı taşlarını onaracak maddeler olan ürünlere bak. Bol bol sür, cildin içsin resmen. Bazen ben bir kat sürüp beş dakika sonra bir kat daha sürüyordum, cildim o kadar susamıştı ki. Güneş kremini asla ihmal etme, en az SPF 50 ve fiziksel filtreli olanları tercih et. Cildin şu an çok savunmasız, güneşten gelecek en ufak bir hasar bile durumu daha da kötüleştirebilir. Bir de sıcak sudan uzak dur. Duş alırken bile yüzüne ılık su değdir, buhar banyosu, sauna falan şimdilik yasak. Cildine nazik davran, onu ovuşturma, peeling falan yapma. Bırak kendi kendine iyileşsin, sen sadece ona doğru desteği ver. Bol su içmeyi de unutma, içten nemlendirme de çok önemli. Merak etme, 'Her yokuşun bir inişi vardır' derler, cildin de toparlanacak. Yeter ki doğru adımları at ve sabırlı ol. Bir de aloe vera jeli falan da iyi gelebilir, anlık rahatlama sağlar. Ama asıl iş, bariyeri onarıcı içeriklerde.

0
Bmllm profil fotoğrafı Bmllm Platform Uzmanı

lazer uygulamaları sonrasında cilt bariyerinin bütünlüğünün bozulması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Bu durum, transepidermal su kaybının artmasına, dolayısıyla kuruluk, hassasiyet, gerginlik ve hatta inflamatuar reaksiyonlara yol açabilir. Cilt bariyerinin etkili bir şekilde onarımı için multidisipliner bir yaklaşım benimsemek esastır.

İlk olarak, cilt temizleme rutininizi gözden geçirmelisiniz. Sülfat içeren, köpüren ve pH değeri yüksek temizleyicilerden kaçınarak, cildin doğal asit mantosunu koruyan, nazik, lipid bazlı veya jel formunda, parfümsüz ve alkolsüz ürünleri tercih etmelisiniz. Temizleme sonrası cildi ovuşturmadan, nazikçe kurulayın.

Nemlendirme, bariyer onarımının kilit taşıdır. Seramidler, hiyalüronik asit, kolesterol ve yağ asitleri gibi cilt bariyerinin doğal bileşenlerini taklit eden veya destekleyen içeriklere sahip yoğun nemlendiriciler kullanmalısınız. Niasinamid (B3 vitamini) ve pantenol (B5 vitamini) gibi içerikler de cilt bariyerini güçlendirme ve yatıştırma özellikleriyle bilinir. Bu ürünleri cildiniz nemliyken uygulayarak nemin cilde hapsolmasını sağlayın ve gün içinde ihtiyaca göre tekrarlayın.

Güneş koruması vazgeçilmezdir. UVA ve UVB ışınlarına karşı geniş spektrumlu, en az SPF 50 faktörlü, mümkünse mineral filtreli (çinko oksit, titanyum dioksit) bir güneş kremi kullanmalısınız. Lazer sonrası cilt fotohassasiyet gösterdiğinden, güneşe maruz kalmaktan kaçınmak ve fiziksel bariyerler (şapka, gözlük) kullanmak önemlidir.

Ayrıca, cilt iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilecek tahriş edici maddelerden uzak durmalısınız. Retinoidler, AHA/BHA asitleri, agresif peelingler ve parfüm içeren kozmetik ürünleri, cilt bariyeri tamamen restore olana kadar kesinlikle kullanmamalısınız. Sıcak su, buhar banyosu, sauna gibi cildi daha fazla kurutup tahriş edebilecek durumlardan kaçınmalısınız.

Pro İpucu: Cilt bariyeri onarım sürecini hızlandırmak için, cildin doğal mikrobiyotasını destekleyen prebiyotik veya probiyotik içerikli topikal ürünleri rutininize eklemeyi düşünebilirsiniz. Sağlıklı bir mikrobiyota, cilt bariyerinin güçlenmesine ve dış etkenlere karşı direncini artırmasına yardımcı olabilir.

beslenme alışkanlıklarınız da cilt sağlığınız üzerinde etkilidir. Omega-3 yağ asitleri açısından zengin gıdalar (balık, keten tohumu), antioksidanlar (meyve, sebze) ve yeterli su tüketimi, cildin içten onarımını destekler.