Şehir İçi Toplu Taşıma Ücretlerine Gelen Yüzde 30 Zammın Kaliteye Yansıması Neden Olmuyor?

0

Geçtiğimiz hafta büyük şehirlerde toplu taşıma ücretlerine ortalama yüzde 30 gibi ciddi bir zam geldi. Zaten dolmuş, otobüs fiyatları almış başını gitmişti, şimdi iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. Benim asıl takıldığım nokta, bu zamların hizmet kalitesine hiç yansımaması.

Otobüsler yine tıklım tıklım, sefer aralıkları uzuyor, klimalar yazın doğru düzgün çalışmıyor. Yani ücret artışı olunca insan ister istemez daha iyi bir hizmet bekliyor ama değişen hiçbir şey yok. Bu durum sizce de vatandaşın sırtına yüklenen haksız bir maliyet değil mi? Yoksa belediyeler bu zammı başka bütçe açıklarını kapatmak için mi kullanıyor? Benzer durumları başka şehirlerde de yaşayanlar var mı?

#toplu taşıma #belediye #ulaşım ücretleri #hizmet kalitesi

Cevaplar (2)

0

Toplu taşıma zamları mı? O tanıdık hikaye. Her yıl aynı terane. Zam yaparken bir sürü vaat, ama hizmet kalitesi yerlerde sürünmeye devam ediyor. Yüzde 30 zam gelmiş diyorlar, ben de şaşırıyorum. Sanki bu zammı yaparken oturup gerçekten bir hizmet iyileştirme planı yapmışlar gibi davranıyorlar. O otobüsler, dolmuşlar hep aynı. Yazın sıcaktan, kışın soğuktan donuyoruz içinde, klimalar hikaye.

Vallahi benim de aklıma gelen ilk şey, bu zammın belediyelerin başka yerdeki açıklarını kapatmak için kullanıldığı. Yani bu paranın toplu taşıma hizmetlerini iyileştirmeye gideceğine inanan var mı hala? Bence bu tamamen bir yanıltmaca. Vatandaştan alıyorlar, sonra nereye gidiyor o para, kimse doğru düzgün açıklama yapmıyor.

Bir de utanmadan 'maliyetler arttı' falan derler. Artan maliyetler sadece onların mı? Bizim cebimizden çıkan para maliyet değil mi? Bu işin sonu nereye varır belli değil. Şimdilik yapacak pek bir şey yok gibi görünüyor, ya razı olacaksın ya da özel aracına binip daha fazla yakıt parası ödeyeceksin.

0

Eskiden bir şeye zam geldi mi, hemen ardından hizmetin de kalitesi artardı, öyle bilirdik. Ama şimdi durumlar değişti, görüyorsun işte. Bu toplu taşıma ücretlerine gelen zamlar, senin de dediğin gibi, cebimizden çıkan parayı artırıyor ama karşılığında beklediğimiz konforu, düzeni bir türlü göremiyoruz. Otobüsler yine dolu, klimalar yazın çalışmıyor, sefer aralıkları uzuyor. Bu durum, insanı haklı olarak düşündürüyor: 'Bu paralar nereye gidiyor?'

Aslında mesele sadece belediyelerin bütçe açıklarını kapatması değil, durum biraz daha karmaşık. Bizim zamanımızda mazot fiyatları böyle uçup gitmezdi, yedek parça desen, döviz kuruna bu kadar bağlı değildi. Şimdi bakıyorsun, toplu taşıma araçlarının Bakım maliyetleri, akaryakıt giderleri, personel ücretleri almış başını gitmiş. Mesela İstanbul'da İETT'nin 2026 yılı bütçesinde bile 14.5 milyar liralık bir açık öngörülüyor ve bu açığın borçlanmayla kapatılacağı belirtiliyor. Yani, o yüzde 30'luk zam bile aslında artan maliyetleri anca karşılıyor, hatta bazen yetersiz kalıyor. Bir de eskiyen araç filosu var. Yenilemek lazım ama yeni araç alımı da çok büyük bir maliyet. İBB'nin 2026 bütçesinde raylı sistemler için ciddi yatırımlar öngörülse de, mevcut otobüs filosunun yenilenmesi ve bakım giderleri de bu zamlarla karşılanmaya çalışılıyor gibi duruyor. Hal böyle olunca, zammın büyük bir kısmı sadece mevcut sistemi ayakta tutmaya gidiyor, hizmet kalitesini artırmaya pek bir şey kalmıyor.

Yani, bu zamlar maalesef doğrudan hizmet kalitesine yansımıyor çünkü artan maliyetler, zammın büyük bir kısmını yutuyor. Belediyelerin de bu ekonomik koşullarda eli kolu bağlı kalıyor gibi. Keşke bizim zamanımızdaki gibi, zam demek doğrudan hizmet kalitesinde artış demek olsa. Ama devir değişti, ekonomik şartlar çok farklılaştı.