Soruşturma süreçlerinin uzamasının temelinde ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve ilgili diğer yasal düzenlemelerdeki delil toplama ve değerlendirme prensipleri yatıyor. Bir Suç duyurusu yapıldığında, savcılık makamı "kamu adına" bir ön inceleme, yani soruşturma başlatır. Bu aşamada, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması ve suçun işlenip işlenmediği, işlendiyse kim veya kimler tarafından işlendiğinin tespiti esastır. Bu da geniş çaplı veri toplama ve analizini gerektirir.
Özellikle dijital dolandırıcılık vakalarında, delillerin çoğu elektronik ortamda bulunur. Savcılık, bu delilleri toplamak için çeşitli resmi yazışmalar yapmak zorundadır. Örneğin, bir banka dekontuyla ilgili olarak bankadan SWIFT veya EFT/FAST transfer detayları, alıcı ve gönderici hesap hareketleri, hatta bazen IP logları istenir. Bu talepler 5411 sayılı bankacılık Kanunu ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde belirli usul ve esaslara tabidir. Bankalar, bu tür bilgileri genellikle savcılık makamına "iç yazışma" veya "posta" yoluyla iletir ve bu süreç, yoğunluğa göre 15 gün ila 2 ay arasında değişebilir. Benzer şekilde, GSM operatörlerinden HTS (Historical Traffic Search) kayıtları, baz istasyonu bilgileri veya abonelik bilgileri talep edildiğinde de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve ilgili mevzuat uyarınca hareket edilir. Bu işlemlerin her biri, ayrı bir talep, bekleme ve değerlendirme döngüsü yaratır.
Soruşturma aşamasında savcının iki temel yetkisi vardır: "araştırma" ve "kovuşturma" kararı verme. Araştırma safhası, şüphelinin tespiti ve delillerin toplanmasını içerir. Eğer yeterli şüpheye ulaşılırsa, savcı iddianame düzenleyerek kovuşturma aşamasına geçiş için dosyayı mahkemeye gönderir. Ancak bu aşamaya gelene kadar, toplanan delillerin çelişki barındırmaması, birbirini desteklemesi ve şüpheyi somutlaştırması gerekir. Örneğin, elde edilen IP adresi bilgisi ile GSM operatöründen gelen HTS kayıtlarının örtüşmesi, şüphelinin o tarihte o konumda bulunduğunu teyit etmesi gibi durumlar, delillerin sağlamlığını artırır. Bu çapraz kontrol mekanizmaları, dosyanın sağlam bir temele oturtulması için kritik öneme sahiptir ve bu da doğal olarak zaman alır. Adli bilişim uzmanlarının raporlamaları da sürecin uzamasında etkili olabilir, zira bu raporların hazırlanması teknik detaylar içerir.
Ayrıca, dosyanın birden fazla şüpheli içermesi veya farklı illerdeki eylemleri kapsaması durumunda, "yetkisizlik" ve "görevsizlik" kararları da süreci uzatabilir. Dosyanın yetkili savcılığa gönderilmesi ve orada yeniden incelenmesi de ek zaman kaybına yol açar. Savcılık makamının iş yükü, personel eksikliği ve adli tatil gibi faktörler de genel olarak soruşturma süreçlerinin uzamasında dolaylı etkenlerdir. Yasalarda soruşturma aşaması için net bir süre sınırı olmaması, bu esnekliği mümkün kılar.