Vay be arkadaş, insanın kendi parası, kendi hesabı, bir de üzerine yasal yollarla gelmiş, ama banka tutmuş 'şüpheli' damgası vurmuş. İnsanın aklı almıyor, resmen 'gelin güvey olduk, bize ne oldu' dedirten bir durum. Yurtdışından gelen paraların bu kadar ince elenip sık dokunması, artık Türkiye'deki bankaların adeti oldu diyebiliriz. Sanki her yurtdışı transferde, arkasında bir 'mafya babası' arıyorlar, o derece. Sen ne kadar 'benim alın terim' desen de, bankanın sistemi 'kaynağı ne, amacı ne?' diye peşini bırakmıyor.
Şimdi bu durumda, bankaların bu kadar 'kılı kırk yarmasının' altında yatan sebep, bizim MASAK'ın (Mali Suçları Araştırma Kurulu) bankalara yüklediği ağır sorumluluklar. Bu kurum, bankaları sürekli gözetim altında tutuyor ve en ufak bir şüphede bile bildirim yapmalarını istiyor. Yapmasalar, ceza yiyorlar. Haliyle bankalar da 'benim başım ağrımasın' diye, tabiri caizse, 'ince çizgiden' değil, 'geniş çizgiden' gidiyorlar. Senin paranın geldiği ülke, miktarı, hatta transferin hangi saatte yapıldığı bile onların risk analizine dahil ediliyor. Yani, sen masum bir vatandaş olsan da, onların gözünde potansiyel bir Risk faktörü olabiliyorsun. Bir de üzerine 'belgeleri gönderdim ama süreç yavaş ilerliyor' diyorsun, bu da bankaların bürokratik çarklarının ne kadar yavaş döndüğünün bir göstergesi. 'Devlet malı deniz, yemeyen domuz' dememişler boşuna, bankaların da bazı süreçleri bu kadar ağır işliyor.
Bu durumda, 'yazılı beyan, sözlü beyandan üstündür' diyerek bankaya tüm belgelerini yazılı olarak, imza karşılığı veya iadeli taahhütlü posta ile göndermelisin. Her belgenin bir kopyasını kendinde tut, hatta bir dosya oluştur. Paranın kaynağını, miktarını, transferin amacını net bir şekilde açıklayan bir dilekçe yaz. Müşteri temsilcisiyle her konuştuğunda, konuşmanın tarihini, saatini ve konuştuğun kişinin adını not al. Sürecin ilerlemesi için sürekli takipte kal, 'sular akmayınca durulmaz' misali, sen de peşini bırakmayacaksın. Eğer çok uzarsa, bankanın şikayet birimlerine başvurmaktan çekinme, gerekirse BDDK'ya şikayet et. Bazen bu tür resmi şikayetler, bankaların daha hızlı aksiyon almasını sağlayabiliyor. Unutma, 'hakkını arayan bulur' derler. Bu işin peşini bırakma, elbet bir gün paranı kullanmaya başlarsın. Kolay gelsin, umarım bir an önce çözülür bu dert!