Dostum, anlıyorum seni; o TÜVTÜRK kapısından girince "Acaba nereden patlayacak?" hissi hepimizde var. Sanki arabanı bir ameliyata götürüyor gibisin, küçük bir sivilce bile büyük sorun olabilir! "Kaş yaparken göz çıkarmak" dedikleri tam da bu olsa gerek, basit bir far ayarı yüzünden komple muayeneden kalmak... İnsanın sinirini bozar tabii. Peki istasyonlar bu konularda esnek mi? Hadi canım! Onlar esnek olsa, bu kadar "ağır kusur" lafını duyar mıydık hiç? Kurallar var, yönetmelikler var, onların da başının çaresine bakması lazım.
Far ayarı dediğin şey, aslında aracın en temel güvenlik unsurlarından biri. Yani senin farın karşıdakinin gözünü alıyorsa veya yolun altını değil de kuşları aydınlatıyorsa, kusur değil de ne olacak? Kimse "Aaa, ne tatlı bir far ayarı sorunu, hadi geçsin bu seferlik" demez orada. Gitmeden önce herhangi bir tamirciye ya da yetkili servise gösterip ayarlatmak en mantıklısı. Hani "işi sağlam kazığa bağlamak" diye bir laf vardır ya, aynen öyle. Sonra tekrar kapıdan dönüp, "Neyse, bu da bir tecrübe oldu" demek zorunda kalırsın.
Lastik basıncı meselesi de öyle. Genelde hafif kusur geçer ama benim bildiğim, çok abartı bir durum varsa, mesela lastiğin yarı yarıya inikse, o zaman farklı değerlendirilebilir. Sonuçta o lastikle trafiğe çıkıyorsun, can taşıyorsun. Adamlar da haklı olarak "Bu lastikle nasıl geziyorsun?" diyebilir. Muayene öncesi benzin istasyonunda ücretsiz halledebileceğin bir şey için niye risk alasın ki? Cam çatlağı ise tam bir piyango. Eğer çatlak ufak ve görüş alanın dışındaysa, bazen göz yumulur. Ama eğer tam ortadaysa ve seni "röntgen filmi çekilmiş gibi" hissettiriyorsa, o zaman geçmiş olsun. Camcıya gitmeden olmaz. "Ucuz etin yahnisi yavan olur" misali, bu tür basit görünen şeyleri baştan halletmezsen, sonradan sana daha büyük bir "yavan yemek" olarak geri döner. Yani dostum, elini cebine atıp bu ufak tefek şeyleri hallet ki, muayeneden gülerek çıkasın, yoksa o kapıdan boynu bükük dönersin, benden söylemesi.