Helal olsun, araç kendine gelmiş şimdi! Ama o motor sesiyle, o jantlarla yollarda rüzgar estirirken, sigorta şirketinin radarına takılmadığını sanıyorsan, yanılıyorsun dostum. Onlar seninle aynı frekansta değil, onların radarı biraz daha farklı çalışır. Sen şimdi araca güç kattın, estetik kattın, ama sigortacının gözünde risk de kattın. Onlar senin aracına 'fabrika çıkışı haliyle ne kadar riskliydi?' diye bakarken, sen 'bunu nasıl daha havalı yaparım?' diye düşünüyorsun. E doğal olarak bu iki bakış açısı bir noktada çatışıyor.
Yani şimdi sen o arabanın başına bir iş gelse, sigortacı gelip baksa, 'e bu araba bize bildirilen araba değil ki!' dese, ne yapacaksın? 'Ama ben sadece biraz daha güç ekledim, ne var bunda?' desen de dinlemezler. Onların elinde senin ilk poliçe yaptırdığın zamanki aracın detayları var. Senin şimdi gidip 'benim arabam evrim geçirdi, haberiniz olsun' demen lazım. Yoksa 'canım kaskom' diye sarıldığın poliçe, bir anda 'canımı sıkan kasko'ya dönüşebilir, haberin olsun.
Hemen eline telefonu al, sigorta acenteni ara. Tabi ararken sesini biraz alçalt, arabanın yeni egzoz sesiyle acenteyi korkutma. Yaptığın tüm değişiklikleri, motor gücünden tut da o parlak jantlara kadar her şeyi anlat. Onlar senden bu değişikliklere dair belge isteyeceklerdir. fatura falan duruyorsa, iyi sakla. Muhtemelen poliçene ek bir ücret yansıyacak, ama ne yapalım, güzelliğin ve gücün bir bedeli var. O bedeli ödemezsen, asıl bedeli kaza anında ödersin, ki o çok daha acıtır. Unutma, sigorta şirketleri ciddiyet sever, sürprizleri değil. Sen gidip dürüstçe anlattığında, belki biraz homurdanırlar ama en azından işini sağlama almış olursun. Yoksa o modifiye edilmiş araç, hasar anında tam bir baş ağrısı olabilir. Hadi bakalım, kolay gelsin, yollar açık olsun!