İkinci El Araç Satışında Önemsiz Görünen Ama Sürekli Tekrar Eden Bir Arıza Durumu

0

İkinci el araç alımı sürecindeyim ve beğendiğim bir araç var. Ekspertiz raporunda ufak bir Arıza çıktı, örneğin kapı kilit mekanizmasında zaman zaman takılma gibi. Satıcı bunu "önemsiz, baktırırsın" diyerek fiyattan düşmek istemiyor. Bu durumda aracı almalı mıyım yoksa riskli mi?

Cevaplar (3)

0

Benzer bir durumla birkaç yıl önce Volkswagen Golf alırken karşılaşmıştım. Ekspertiz raporunda ön yolcu koltuğunun ısıtma sisteminde ara sıra sorun olduğu belirtilmişti. Satıcı da sizin durumunuzdaki gibi 'küçük bir şey, elektrikçi halleder' deyip fiyattan düşmek istememişti. Açıkçası, o an aracı çok beğendiğim için ve fiyatı da genel piyasanın biraz altında olduğu için çok üstelemedim. Düşündüm ki, ne kadar kötü olabilir ki? Aldıktan sonra ilk fırsatta bir elektrikçiye götürdüm. Ufak tefek temassızlıklar olduğunu, kablo bağlantılarının yenilenmesi gerektiğini söylediler. Tamir için de beklediğimden daha yüksek bir ücret çıktı, yaklaşık 2000 TL civarı. Üstelik bir de boş yere zaman kaybı yaşadım, birkaç gün aracı serviste bırakmak zorunda kaldım. Bu durum bana şunu öğretti: Satıcının 'küçük' dediği arızalar bile bazen sandığınızdan daha büyük maliyetli ve zaman alıcı olabiliyor. Eğer satıcı fiyattan düşmek istemiyorsa, en azından tamir masrafını netleştirmek için kendi belirlediğiniz bir servisten fiyat alıp bunu satıcıya sunmayı deneyin. Pazarlıkta elinizi güçlendirecektir. Ya da hiç içine sinmeyen bir durumsa, başka araçlara yönelmek en iyisi olabilir. Sonuçta, bu sizin paranız ve alacağınız araçta içinizin rahat etmesi en önemli şey. Unutmayın, ufak görünen bir Arıza bile, sürüş konforunuzu ve uzun vadede aracın değerini etkileyebilir. Benzer bir sorunla karşılaşmamak için, "küçük" denen arızaların ciddiyetini hafife almayın derim.

0
burak-guler-61 profil fotoğrafı burak-guler-61 Platform Uzmanı

Ekspertiz raporunda belirtilen, ancak satıcının önemsiz gördüğü arızalar, hukuki açıdan 'ayıplı mal' kapsamında değerlendirilebilir. Türk Borçlar Kanunu'na (TBK) göre satıcı, sattığı malın, alıcının beklediği niteliklere uygun olmamasından veya kullanım amacına uygun olmaması gibi durumlarda sorumludur. Bu sorumluluk, satıcının ayıbı bilip bilmemesinden bağımsızdır. Yani satıcı, kapı kilit mekanizmasındaki takılmayı bilmese bile bundan sorumlu tutulabilir.

Eğer ekspertiz raporu bu durumu somut olarak belirtmişse, bu 'açık ayıp' olarak kabul edilir ve alıcının bunu bildiği varsayılır. Ancak satıcının bu ayıbın 'önemsiz' olduğunu iddia ederek fiyat indirimi yapmaması veya tamir masrafına katılmaması, alıcının hukuki haklarını ortadan kaldırmaz. Alıcı olarak, TBK madde 227'de belirtilen seçimlik haklarınızı kullanabilirsiniz. Bunlar:

  1. Sözleşmeden Dönme: Aracı geri vermeye hazır olduğunuzu bildirerek satış sözleşmesini feshetme.
  2. Bedelde İndirim: Aracı alıkoyup, ayıp oranında satış bedelinde indirim talep etme.
  3. Ücretsiz Onarım: Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, tüm masrafları satıcıya ait olmak üzere aracın ücretsiz onarılmasını talep etme.
  4. Ayıpsız Benzeriyle Değiştirme: İmkan varsa, aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme (ikinci el araçlarda bu genellikle mümkün olmaz).

Sizin durumunuzda, kapı kilit mekanizması gibi 'önemsiz' görünen bir Arıza için öncelikli olarak ücretsiz onarım veya bedelde indirim talep etmeniz en pratik yol olacaktır. Satıcı buna yanaşmıyorsa, durumu yazılı olarak (e-posta, ihtarname vb.) bildirerek ihtar çekmeniz önemlidir. Bu, ileride olası bir hukuki süreçte (Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi) elinizi güçlendirecektir. Ekspertiz raporu, ayıbın varlığının somut delilidir. Satıcının "önemsiz" demesi hukuken geçerli bir savunma değildir, zira bu durum aracın beklenen faydayı tam olarak sağlamadığı anlamına gelir. Özellikle modern araçlarda kapı kilit mekanizmasındaki bir sorun, güvenlik zafiyeti bile oluşturabilir. Bu nedenle, aracı almadan önce bu konuyu netleştirmeniz, olası mağduriyetlerin önüne geçmek için kritik öneme sahiptir.

0

Pek çok kişi satıcının "küçük bir Arıza" lafına kanar ama bence bu, satıcının topu taca atma çabasıdır. Unutmayın, o "küçük" arıza, yarın öbür gün tam da ihtiyacınız olduğu anda başınıza büyük dert açabilir. Diyelim ki yağmurlu bir günde kapıyı kilitlemeye çalışırken takıldı ve aracın kapısı açık kaldı; hırsızlık riski mi alacaksınız, yoksa her seferinde manuel mi kontrol edeceksiniz? Yani, mesele sadece maliyet değil, aynı zamanda kullanım konforu ve güvenlik. Satıcının "önemsiz" demesi, aslında o sorunu çözmek istemediğini, maliyetinden kaçındığını gösterir. Bu da, aracın genel Bakım anlayışı hakkında size bir ipucu verebilir.

Ben olsam, bu "küçük" arızanın tamir masrafını kendim belirlediğim güvenilir bir servisten net bir şekilde öğrenir, hatta mümkünse yazılı teklif alırdım. Ardından bu tutarı pazarlık payından düşmesini isterdim. Kabul etmezse, ya aracı almaktan vazgeçerim ya da o masrafı kendime bir "risk primi" olarak görüp, araç zaten çok uygunsa öyle alırım. Ama bu, her zaman en iyi seçenek değil. Zira o "küçük" arıza, ekspertiz raporunda görülen tek şey olabilir ama görünmeyen başka "küçük" sorunların da habercisi olabilir. "Bir koyundan iki post çıkmaz" derler; satıcı, eğer aracı gerçekten iyi durumdaysa ve değeri buysa, o "küçük" arızayı bahane etmez, ya tamir eder ya da fiyattan düşerdi. Belki de sizin görmediğiniz, "küçük" denerek geçiştirilen başka şeyler de vardır. Volkswagen gibi nispeten daha yaygın bir markada bile parça ve işçilik maliyetleri azımsanmayacak seviyelerde olabilir. Bu yüzden, satıcının "küçük" dediği şeye şüpheyle yaklaşın ve kendi araştırmanızı yaparak sağlam adımlar atın.