Eskiden ne güzeldi, web sitelerine sadece sistem fontu koyar geçerdik, kimsenin aklına lisans falan gelmezdi. Şimdi her şeyin bir kuralı, bir de performansı var. Yani neymiş, bir font kullanacaksın diye siteni de batırmayacaksın, yasalara da aykırı düşmeyeceksin. Bu iş tam bir mayın tarlası gibi, dikkatli olmak lazım.
Şimdi gelelim bu font meselesine. Birincisi, her güzel fonta atlamayacaksın. Seçici olacaksın. Çünkü ne kadar çok font, o kadar çok dosya, o kadar çok yük. Sitenin açılmasını beklerken çay demleriz valla :) Mümkünse sadece ihtiyacın olan font ağırlıklarını ve stillerini al. Yani gidip 10 tane font familyası yüklemeye kalkarsan, siten değil uzay mekiği, kaplumbağa hızında çalışır. Font dosyalarını da en güncel format olan WOFF2'ye çevir ki tarayıcılar daha az yorulup daha hızlı işlesin. Eski tarayıcıları da düşünüyorsan WOFF'u yedekte tutarsın, olur biter.
Fontları bir de kendi sunucunda barındır bak, google Fonts falan iyi hoş ama kendi sunucun gibisi yok. Hem daha hızlı hem de kontrol sende. Önbellekleme ayarlarını da şöyle bir yıl falan yaparsan, kullanıcı bir kere girdi mi bir daha o fontu beklemez, mis gibi uçar site. Bir de şu Font-display: swap; olayı var, o da çok işe yarıyor. Font yüklenene kadar boş beyaz ekran görmüyorsun, sistem fontu çıkıyor, sonra hop kendi fontuna geçiyor. Kullanıcı da rahat ediyor böylece.
Lisans kısmına gelince... Ah ah, bu kısım biraz baş ağrıtan cinsten. Benim de başıma geliyordu az kalsın. Şimdi sen bir fontu beğeniyorsun, alıp sitene koyuyorsun, sonra bir bakıyorsun ki o font sadece kişisel kullanım içinmiş, ticari kullanım için ek lisans gerekiyormuş. Eyvah! Font sağlayıcısının sitesine girip lisans sözleşmesini Harfiyen okuyacaksın. Hangi lisans türünün (masaüstü, web, uygulama) ne gibi sınırlamaları var, sayfa görüntüleme adedi, domain kısıtlamaları falan filan, hepsine bakacaksın. Yoksa bir gün bir mail gelir, altından kalkamazsın. Tüm lisanslarının bir kaydını tut ki, yarın öbür gün biri gelip sana 'Hop hemşerim, bu fontun lisansı nerede?' dediğinde gösterecek bir belgen olsun. Bu iş ciddiyet ister, öyle 'aman canım ne olacak' deme, sonra canın sıkılır.