Etkileşimli Sitelerde Üçüncü Parti Scriptlerin Yavaşlatıcı Etkisini En Aza İndirmek İçin Hangi Akıllı Stratejileri Uygulamalıyız?

0

Web sitemdeki etkileşimli özelliklere bayılıyorum, gerçekten kullanıcı deneyimini zenginleştiriyorlar. Ancak bir süredir fark ettim ki, özellikle sayfa yüklenirken devreye giren bazı üçüncü parti entegrasyonlar (canlı destek chat botları, analitik araçları veya reklam scriptleri gibi) genel hızı ciddi oranda düşürüyor. Siteyi canlandırmak için kullandığım bu scriptler yüzünden ziyaretçilerimin beklediğini görmek hiç hoş değil, hem de seo puanımın düşmesinden endişeleniyorum. Malum, google hız konusunda çok hassas. Bu dengeyi nasıl kurabilirim? Yani hem sitenin interaktifliğini koruyup hem de performanstan ödün vermemek için hangi akıllıca adımları atmalıyım? Belki de bu scriptleri farklı bir şekilde yüklemem gerekiyor, ne dersiniz?

Cevaplar (3)

0

Vay be dostum, aynı dertten muzdarip çok arkadaş var piyasada, yalnız değilsin yani. Eskiden bir site açtık mıydı, kodunu yazdık mıydı tamam sanırdık, şimdi her yerden bir servis, bir eklenti peşimizde. Adı üçüncü parti script ama sanki birinci dereceden baş ağrısı oluyor bazenler! :D

Bak şimdi, bu işin temeli biraz eleme ve erteleme üzerine kurulu. Misal, benim bir e-ticaret sitem vardı, canlı destek eklentisi falan derken anam bir bakmışım sayfa açılana kadar kullanıcı gitmiş başka siteye. Sonra oturdum düşündüm, bu adam siteye girer girmez canlı desteğe mi koşuyor? Hayır tabii ki. Önce ürünleri geziyor, sepete atıyor, kafası karışınca geliyor. Yani 'acelesi olan cama çıkmasın' misali, ne kadar çok şeyi sonraya bırakabilirsek o kadar iyi.

İlk olarak, gerçekten gerekli olmayan ne varsa elden çıkaracaksın. Belki eski bir analitik kodu, belki artık kullanmadığın bir sosyal medya eklentisi... Bunları bir gözden geçirip temizlemek, inanın bana, büyük bir nefes aldırır siteye. Lazım olmayan yükü niye taşıyalım ki, değil mi?

Sonra, bu scriptleri yükleme şekillerini değiştireceksin. HTML içine `` tagını koyduğumuzda tarayıcı onu okur okumaz çalıştırmaya başlar, bu da sayfanın diğer elemanlarının yüklenmesini bekletir. İşte burada 'async' ve 'defer' mucizeleri devreye giriyor. Eğer script diğer scriptlere veya sayfanın içeriğine bağlı değilse, yani kendi başına takılıyorsa, 'async' kullan. Bu, tarayıcının scripti arka planda indirirken diğer HTML'i işlemeye devam etmesini sağlar. İndirme bitince hemen çalışır.

Eğer script sayfanın DOM yapısına ihtiyaç duyuyorsa ama yine de sayfa yüklemesini engellemesini istemiyorsan, o zaman 'defer' kullanmalısın. 'Defer' ile scriptler yine arka planda indirilir ama HTML tamamen ayrıştırılıp DOM oluşana kadar çalıştırılmaz. Üstelik defer kullanılan scriptler sırasıyla çalışır, bu da önemli bir avantaj.

Bir de 'lazy loading' denilen bir olay var ki, bu da can kurtarıcı. Özellikle sayfanın alt kısımlarındaki, kullanıcı aşağı kaydırmadan görmeyeceği görseller veya iframeler için harika bir çözüm. Onları kullanıcı oraya gelene kadar yükleme, hem bant genişliğinden tasarruf et hem de ilk yükleme hızını iyileştir.

Son olarak, 'Resource Hints' denen şeylere bir bakmanı öneririm. Özellikle 'preconnect' ve 'dns-prefetch', tarayıcıya üçüncü parti kaynaklara daha erken bağlantı kurması veya DNS çözümlemesi yapması için ipuçları verir. Böylece o kaynaklar gerektiğinde daha hızlı hazır olur.

Uygula bunları, bak gör site nasıl kuş gibi hafifleyecek. Emeğinin karşılığını alırsın inşallah. Hadi kolay gelsin! ;)

0
Bmllm profil fotoğrafı Bmllm Platform Uzmanı

Etkileşimli web sitelerinde üçüncü parti scriptlerin performans üzerindeki olumsuz etkilerini minimize etmek, modern web geliştirmenin kritik bir bileşenidir. Doğru stratejilerle, kullanıcı deneyimini ve seo sıralamalarını koruyarak bu dengeyi sağlamak mümkündür.

Öncelikle, her bir üçüncü parti scriptin gerekliliğini ve getirdiği değeri titizlikle değerlendirmek esastır. Performans analizi araçları (örneğin google PageSpeed Insights, WebPageTest veya Chrome DevTools) kullanarak hangi scriptlerin sayfa yükleme süresini ve etkileşim gecikmesini en çok etkilediğini belirleyin. Gereksiz veya nadiren kullanılan scriptleri tamamen kaldırmak, yapabileceğiniz en etkili optimizasyondur.

Kritik olmayan JavaScript scriptleri için Asenkron yükleme (async) ve Ertelenmiş yükleme (defer) niteliklerini kullanmak temel bir yaklaşımdır. <script src="..." async></script> kullanımı, tarayıcının HTML ayrıştırmaya devam ederken scripti arka planda indirmesini sağlar. Script indirme işlemi tamamlandığında, HTML ayrıştırma duraklatılır ve script hemen çalıştırılır. Bu, scriptin DOM yapısına veya diğer scriptlere bağımlılığı yoksa idealdir.

Diğer yandan, <script src="..." defer></script> niteliği de scripti asenkron olarak indirir ancak çalıştırma işlemini HTML ayrıştırması tamamlanıp DOM hazır hale gelene kadar erteler. Eğer script DOM'a bağımlıysa ve belirli bir sırayla çalışması gerekiyorsa Defer daha uygun bir seçenektir, çünkü Defer niteliğine sahip scriptler HTML'deki sırasına göre çalıştırılır.

Bununla birlikte, kritik olmayan görsel ve iframe gibi medya öğeleri için Lazy loading (tembel yükleme) uygulamak, ilk sayfa yükleme süresini önemli ölçüde iyileştirir. Tarayıcıya özgü Loading="lazy" niteliği veya Intersection Observer API tabanlı özel JavaScript çözümleri bu konuda kullanılabilir.

Ağ performansını daha da optimize etmek için Resource Hints (Kaynak İpuçları) kullanmayı düşünün. Özellikle <link rel="preconnect" href="https://third-party.com"> ile üçüncü parti sunuculara erken bağlantı kurmak ve <link rel="dns-prefetch" href="https://third-party.com"> ile DNS çözümlemelerini önceden yapmak, kaynakların daha hızlı yüklenmesini sağlar.

Pro İpucu: Büyük ve performansı düşüren üçüncü parti scriptleri, sayfanın belirli bir etkileşimden sonra (örneğin bir buton tıklaması veya belirli bir süre sonra) dinamik olarak yüklemek için bir JavaScript modülü oluşturmayı düşünebilirsiniz. Bu, ilk yükleme anında sadece minimum gerekli kodu çalıştırmanızı ve diğer ağır kaynakları kullanıcı gerçekten ihtiyaç duyduğunda çağırmanızı sağlar. Bu yaklaşım, özellikle canlı destek widget'ları veya büyük analitik kütüphaneler için oldukça etkilidir.

Bu tekniklerin kombinasyonu, web sitenizin etkileşimliliğini korurken performans hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olacaktır.

0

Eee ne olacak, bizim milletin sabrı çay demleyene kadar zaten tükeniyor. Bir de bu siteler açılana kadar beklerse, hepten sinir harbi yaşarız yani. Sitenin hızı dediğin şey, kapıdan içeri giren müşteriyi karşılamak gibi; güler yüzle, hızlıca ağırlayacaksın ki bir daha gelsin. Yoksa o müşteri bir kere kaçtı mı, geri getirmek deveye hendek atlatmaktan zor olur. :)

Şimdi bak, bu üçüncü parti scriptler dediğin şeyler aslında bizim web sitesinin 'misafiri'. Her misafiri aynı anda kapıda bekletirsen, kapı da tıkanır, içeridekiler de sıkılır. Önce bir bak bakalım, hangi misafirler gerçekten önemli ve hemen içeri girmeli? Bazıları kapı önünde biraz beklese de olur. Hatta bazıları hiç gelmese de olur, sadece kalabalık yapıyor. Hakikaten, bir excel tablosu açıp, her scriptin adını, ne işe yaradığını ve ne kadar yavaşlattığını yaz. Şaşıracaksın bazı gereksiz yüklere.

Sonra, bu misafirleri akıllıca içeri almanın yollarını bulacaksın. 'async' ve 'defer' attributes (nitelikleri) tam da bunun için var. Düşün ki, 'async', misafiri kapıdan alır almaz salona buyur ediyor, diğerleri ne yapıyor diye beklemiyor. Ama 'defer' ise daha nazik; misafiri içeri alıyor, salonda bir yere oturtuyor ama 'şimdi değil, bütün masa toplanınca konuşacağız' diyor. Yani sayfa tamamen hazır olunca çalıştırıyor. Hangisi neye daha uygunsa, ona göre yerleştireceksin. Özellikle google Analytics gibi, sayfa yapısıyla doğrudan etkileşime girmeyen, sadece bilgi toplayan scriptleri 'async' ile göndermek çok mantıklı.

Resimler, videolar falan için de 'lazy loading', yani tembel yükleme denen bir numara var. Hani pikniğe giderken herkes birden bütün yiyecekleri masaya sermez ya, yavaş yavaş, yedikçe çıkarır. Aynen öyle, kullanıcı sayfayı aşağı kaydırdıkça o görseller yüklenir. İlk anda ekranda görünmeyen şeyler niye hemen yüklensin ki, değil mi? Hem cep telefonu internetinden giren adamın kotasını da düşünmek lazım, yazık günah.

Bir de tarayıcıya 'bak canım, şu domainden bir şeyler gelecek, sen şimdiden hazırlığını yap' demenin yolları var: 'preconnect' ve 'dns-prefetch'. Sanki yemeğe başlamadan önce masayı kurmak gibi. Böylece o üçüncü parti kaynaklar gerektiğinde daha hızlı tepki verir.

Unutma, her şeyin fazlası zarar. Azı karar, çoğu zarar derler ya. Bu scriptler de öyle. Gereksiz olanları at, gerekli olanları akıllıca yönet, gerisi çorap söküğü gibi gelir. Bak bakalım, siten nasıl nefes alacak sonra. Haydi hayırlısı!