Vay be, hayatını baştan yazmak! Ne kadar cesurca bir karar. Yalnız bu bankacılar var ya, sanki senin hayallerin değil de, sadece maaş bordronla ilgileniyorlarmış gibi hissettirebiliyorlar insana, değil mi? Haksız da değiller aslında, onların işi rakamlar. Ama senin derdin hakiki, öyle Sıradan bir ihtiyaç kredisiyle geçiştirilecek cinsten değil.
Şimdi şöyle bir durum var; ihtiyaç kredisi denilen şey, adından da anlaşılacağı üzere, genellikle ani ve kısa-orta vadeli nakit ihtiyaçları için biçilmiş kaftan. Evlilik, tadilat, tatil gibi daha somut kalemler için kullanılır. Ama senin 'hayatımı baştan yazma' projenin alt kalemleri muhtemelen daha karmaşık ve uzun soluklu. banka, sana bu parayı verirken 'Eminim bu para ile harika bir hayat kurarsın' diye değil, 'Bu arkadaş bu parayı nasıl geri öder?' diye bakar, üzgünüm ama gerçek bu.
Peki ne yapmalı? Öncelikle, senin bu 'hayatını baştan yazma' projesinin finansal ayaklarını biraz daha detaylandırman gerekiyor. Eğer bu bir iş kurma projesiyse, 'esnaf kredisi' veya 'KOBİ kredisi' gibi ürünler seni daha ciddi bir kefil, pardon, müşteri olarak gösterebilir. Çünkü bu krediler, projenin potansiyeline ve iş planına daha fazla odaklanır. Tabii bunun için oturup bir iş planı hazırlaman, 'Ben bu parayı alıp ne yapacağım, nasıl geri ödeyeceğim?' sorusuna bankacının anlayacağı dilde cevap vermen şart. Öyle 'iç sesimi dinleyeceğim' falan gibi romantik cevaplar sökmez orada, benden söylemesi.
Eğer tamamen bireysel bir değişimse, mesela yurt dışına gitmek ya da uzun süreli bir eğitim almak gibi, o zaman ihtiyaç kredisini tamamen es geçme. Ama 'ben bu krediyi alıp kafama göre harcarım' mantığından uzaklaş. Bankanın sana sunduğu ödeme planlarını didik didik et. Faiz oranının yanında, dosya masrafı, sigorta gibi 'sinsi' masrafları da hesaba kat. Bazı bankalar 'ödemesiz dönem' gibi tatlı vaatler sunar, dikkat et, o ödemesiz dönem bittiğinde taksitler bir anda boyunu aşabilir. Şimdiden borçlanıp, sonraki aylarda 'battık' dememek için iyi hesap yapmak lazım.
Son olarak, bankalar senden gelir belgesi isterler. Eğer düzenli maaşlı bir işin yoksa, bu biraz sıkıntılı olabilir. Serbest meslek erbabıysan, vergi levhan, faturaların ve gelir beyannamelerin senin gelir belgen olur. Bunları düzenli tuttuğundan emin ol. Bankacılar, senin düzenli bir gelir akışın olduğunu gösteren her türlü resmi belgeye bayılırlar. Yani anlayacağın, hayallerin peşinden koşarken, bir yandan da Bankacının gözüne girmeyi ihmal etme, yoksa hayallerin kabusa dönebilir!