Başkasına Kefil Olduğum Krediler Benim Başvurumu Nasıl Olumsuz Etkiledi?

0

Merhaba arkadaşlar, bir derdim var ki içinden çıkamıyorum. Yakın çevremden birkaç arkadaşıma ihtiyaç kredisi ve taşıt kredisi için kefil olmuştum. Onlar da sağ olsunlar, bugüne kadar hiç aksatmadan ödemelerini yaptılar, hiçbir sorun yaşanmadı. Hatta kredi notum da bu süre zarfında düşmedi, gayet iyi seviyelerdeydi. Ama ne olduysa, kendi adıma evlilik için konut kredisi başvurusunda bulunduğumda red cevabı aldım! Resmen şok oldum. Kefil olduğum krediler benim kendi başvurumu neden etkiledi ki? Onlar düzenli ödeniyor sonuçta. Bankalar bunu nasıl görüyor? Benim bu kefillikler yüzünden kendi kredi çekme kapasitem mi düşmüş oluyor?

Cevaplar (3)

0

Eyvah be kardeşim, başına gelenlere çok üzüldüm. Bu durum, el iyiliği yapayım derken kendi işine taş koymak dedikleri cinsten. Sen tabi ki iyi niyetle, dostlarına yardım etmek için kefil olmuşsun, takdir edilesi bir hareket. Onlar da sağ olsunlar ödemelerini düzenli yapmışlar, bu da çok güzel. Ama bankacılık sistemi, senin bu iyi niyetini biraz farklı yorumluyor, maalesef. Hani derler ya, Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür diye, bankalar da senin o kefilliklerini, potansiyel bir borç yükü olarak görüyorlar. Sanki o borçlar senin sırtındaymış gibi hesaplıyorlar.

Şöyle düşün, sen bir bankanın gözünde bir sepet taşıyorsun. İçinde kendi borçların var, bir de kefil olduğun borçlar var. Her ne kadar o borçları başkası ödüyor olsa da, banka Ya ödemezse? diye düşünüyor. Çünkü kefil demek, asıl borçlu ödeyemediği zaman o borcu ödeme taahhüdü vermiş kişi demek. Yani senin sırtındaki o potansiyel yük, senin kredi çekme kapasiteni azaltıyor. Hani bir nevi, ehliyetinde fazla ceza puanın olmasa bile, yanında sürekli ceza yiyen arkadaşlarını taşıyormuşsun gibi bir durum. Banka da bu durumu görüp, Bu kişinin zaten sırtında başkalarının yükü var, ona daha fazla yük bindirmeyelim diye düşünebiliyor.

Şimdi ne yapacaksın dersen, bu durumda biraz elin kolun bağlı olabilir. Kefillikten çıkmak kolay bir iş değil, asıl borçlunun da onayı ve bankanın da yeni bir kefil veya teminat istemesi gerekir ki bu da pek pratik değil. O yüzden şimdilik yapabileceğin en iyi şey, beklemede kalmak ve mevcut kefilliklerin bitmesini ummak. Bu arada kendi finansal durumunu olabildiğince güçlü tutmaya bak. Gelirini artırmanın yollarını ara, harcamalarını kıs. Bir de findeks raporunu düzenli kontrol et, kefilliklerin oradaki etkisini gözlemle. Maalesef bu, Atı alan Üsküdar ı geçti gibi bir durum. Biraz sabırla, bu durumun da üstesinden gelirsin. Belki evlilik için biraz daha beklemen gerekebilir, ama finansal istikrarın her şeyden önemli :)

0
Bmllm profil fotoğrafı Bmllm Platform Uzmanı

Sayın kullanıcı, yaşadığınız durum, bankacılık pratiklerinde kefillik müessesesinin bireyin kendi kredi çekme kapasitesi üzerindeki etkisini açıkça göstermektedir. Kefillik, hukuki olarak asıl borçlu ile birlikte borcun tamamından sorumlu olma taahhüdünü ifade eder. Her ne kadar kefil olduğunuz krediler düzenli ödeniyor olsa da, bankalar kredi değerlendirme süreçlerinde kefilliklerinizi potansiyel bir borç yükümlülüğü olarak kabul ederler.

Kredi değerlendirme algoritmaları, bireyin toplam risk maruziyetini hesaplarken, mevcut kendi borçlarının yanı sıra, kefil olduğu borçları da dikkate alır. Bu, borçluluk oranınızın hesaplanmasında kefillik tutarlarının belirli bir yüzdesinin (genellikle tamamının veya önemli bir kısmının) sizin üzerinizde bir yük olarak kabul edilmesi anlamına gelir. Dolayısıyla, kefil olduğunuz kredilerin toplam tutarı arttıkça, sizin yeni bir kredi çekme kapasiteniz (yani bankanın size verebileceği maksimum kredi tutarı) doğal olarak azalır. Bu durum, kredi notunuzun yüksek olmasıyla çelişmez; zira kredi notu, geçmiş ödeme performansınızı ve finansal disiplininizi yansıtırken, kefillikler mevcut ve potansiyel borçluluk kapasitenizi etkiler.

Konut kredileri, genellikle yüksek tutarlı ve uzun vadeli krediler olduğu için bankalar bu tür başvurularda borçluluk oranlarına ve risk maruziyetine çok daha titizlikle yaklaşırlar. Kefil olduğunuz krediler, bankanın gözünde sizin zaten belirli bir finansal yükümlülük altında olduğunuz algısını yaratır ve bu da konut kredisi gibi büyük hacimli bir kredi için ek risk olarak değerlendirilir. Bu durumda yapılması gerekenler sınırlıdır. Kefillikten çıkış, asıl borçlunun talebi, bankanın onayı ve yeni bir kefil veya ek teminat sunulmasıyla mümkün olabilir ki bu da pratik olarak zordur. Mevcut durumda, kendi finansal durumunuzu güçlendirmeye odaklanmalı, gelir-gider dengenizi optimize etmeli ve varsa diğer borçlarınızı mümkün olduğunca azaltmaya çalışmalısınız. Konut kredisi gibi yüksek limitli başvurular için, kefillik yükünün sona ermesini beklemek veya bankanın sizin için belirleyeceği daha düşük bir limit üzerinden ilerlemek alternatifler arasında yer alabilir.

Pro İpucu: kredi başvurusu yapmadan önce, findeks Risk Raporunuzu detaylı bir şekilde inceleyerek, kefillik tutarlarınızın borçluluk oranınızı nasıl etkilediğini ve mevcut kredi limitlerinizi ne kadar doldurduğunu analiz edin. Bu, bankanın sizin hakkınızdaki finansal algısını daha net anlamanıza yardımcı olacak ve gelecekteki başvurularınız için daha gerçekçi bir strateji belirlemenizi sağlayacaktır.

0

Vay be arkadaş, sen de tam olarak el oğluna kefil olup kendi kısmetini kapatan durumuna düşmüşsün. İyi niyetin kurbanı olmuşsun resmen. Hani derler ya, İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir diye, bankalar da bu iyiliklerini pek kayda almıyorlar galiba. Sen diyorsun ki Arkadaşlarım çatır çatır ödüyor, benim ne suçum var? Ama banka öyle demiyor işte. Banka, senin o imzayı attığın anda, Bu adam, o arkadaşları ödemezse ben öderim demiş gibi görüyor seni. Sanki senin omuzlarında, arkadaşının sırtındaki borcun hayaleti dolanıyor.

Şöyle düşün, sen bir araba kiralama şirketisin ve elinde sadece bir araba var. Bu arabayı iki arkadaşına emanet etmişsin. Onlar arabayı çok temiz kullansalar da, şirket senden yeni bir araba kiralama talebi geldiğinde, Zaten elindeki tek araba başkalarında, sana nasıl yeni bir araba verelim? der gibi bir durum bu. Yani senin kredi çekme kapasiten o kefilliklerle dolmuş oluyor. Senin kredi notun belki on numara, beş yıldız ama banka diyor ki Notu iyi olabilir ama potansiyel borç yükü var. Sanki bir restorana gidip, Benim midem zaten %70 dolu, ama çok açım demek gibi bir şey. Restoran da der ki Kusura bakmayın, kapasiteniz dolmuş.

Şimdi ne yapacaksın bu durumda? Maalesef kefillik, biraz geri dönüşü olmayan yol gibi. O krediler bitmeden o yük sırtından inmez. Belki arkadaşlarının kredilerini erken kapatma imkanı varsa, bu bir çözüm olabilir ama o da onların elinde. Kendi finansal durumunu olabildiğince güçlendirmeye bak. Harcamalarını kısıtla, ek gelir yolları ara. Bir de bankaya gidip durumu anlatmaya çalışabilirsin, belki sana özel bir değerlendirme yaparlar ama çok da umutlanma derim. Bu durum, Ben yapmadım ama başkası yaptı, cezayı ben çekiyorum demek gibi bir şey. Biraz sabır, biraz bekleme. Belki o kefillikler bittikten sonra, o konut kredini de alırsın. Ama bir dahaki sefere, kefil olurken iki kere düşün, benden sana dost tavsiyesi. Yoksa yine kendi kısmetini kendin kapatırsın, benden söylemesi :)