Vay anasını sayın seyirciler, tam da borç batağına düşmüşken bir de bankanın kafasına göre hesap yapması yok mu, insanı çileden çıkarır! Hani derler ya 'Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz' diye, şimdi senin yaşadığın da tam bu hesap hatası yüzünden çektiğin ayaz gibi bir şey. Borcu ödemeye çalışırken bir de üstüne bankanın 'ben ne dersem o' tavrı var ya, insanı resmen bezdiriyor. Yahu insanlık halidir, hata olur da, bu kadar da olmaz! Benim sana tavsiyem, o bankanın burnundan fitil fitil getir. Elinde dekontlar, yazışmalar, ödeme planı falan ne varsa hepsini bir araya getir, sağlam bir dosya yap kendine. Sonra doğru bankanın kapısına dayan, ama bu sefer öyle 'rica minnet' işlerle değil, resmi bir dille, yazılı olarak başvurunu yap. De ki 'Benim borcum bu kadar değildi, aradaki fark nedir, açıklayın bana! Yoksa hakkımı sonuna kadar arayacağım!' diye resti çek. İcra dairesinden gelen rakam ile bankanın sana söylediği rakam arasındaki farkı da net bir şekilde ortaya koy. Yani 'Siz bana x dediniz, icra y diyor, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?' diye sor. Eğer banka yine 'duymazdan gelirse' veya 'topu taca atarsa', o zaman işi yokuşa sürmekten çekinme. Bak bakalım, bu işin bir Tüketici Hakem Heyeti, bir Tüketici Mahkemesi boyutu var mı? Varsa, hiç affetme, dilekçeni ver, belgelerini sun ve hakkını ara. Ama en önemlisi, bu aşamada bir avukatla konuşmadan adım atma derim. Çünkü yasal takip başlamış, işin rengi değişmiş. Avukat dediğin kişi, bu işin inceliklerini bilir, nerden nasıl girilir, hangi kağıt nereye verilir, hepsini en iyi o çözer. Sen şimdi kalkıp kendi başına icra dairesiyle, bankayla uğraşmaya kalkarsan, kafan daha çok karışır, bir de üstüne zaman kaybedersin. Borcun zaten canını sıkıyor, bir de bu bürokrasiyle uğraşma derdi seni bitirir. O yüzden, 'Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz' misali, işi ehline bırak. Avukatına danış, o sana en doğru yolu gösterecektir. Sakın bu fazladan çıkan parayı öylece ödeme, yoksa yarın bir gün 'Benim borcum azdı' desen de kimse seni dinlemez. Sonuna kadar hakkını ara, bu işin peşini bırakma. Kimsenin hakkı kimsede kalmazmış, elbet bir gün çıkar acısı. Hadi bakalım, kolay gelsin sana!