Lazer Sonrası Cilt Güneşten Nasıl Saklanmalı: Pencere Camından Geçen UV Işınları Bile Yeterli mi?

0

Arkadaşlar, lazer epilasyon seanslarım devam ediyor ve güneşten korunmaya çok özen gösteriyorum. Ama bir arkadaşım geçen gün pencere kenarında oturmanın bile riskli olabileceğini söyledi. Hatta güneş kreminin bile tam koruma sağlamayabileceğini iddia etti. Bu beni çok endişelendirdi. Evde cam önünde oturmak bile cildimi lazer sonrası hassas dönemde olumsuz etkiler mi? Kullanmam gereken güneş kremi ne kadar spesifik olmalı? Gerçekten her şeyden mi kaçınmalıyız, yoksa bu biraz abartı mı?

Cevaplar (3)

0

Ah canım, çok haklısın bu endişende. lazer sonrası cilt gerçekten Ipek kumaş gibi hassas oluyor, üzerine titremek lazım. O arkadaşın boşuna dememiş, "damlaya damlaya göl olur" misali, ufak tefek sandığımız şeyler bile birikerek büyük sorunlara yol açabilir. Bak şimdi, pencere camı dediğin şey, UVB ışınlarının çoğunu engeller ama UVA ışınları konusunda o kadar başarılı değil. E lazer sonrası cildimiz UV ışınlarına karşı ekstra savunmasız olduğu için, o camdan sızan UVA ışınları bile cildinde pigmentasyon dediğimiz lekelere veya istenmeyen kızarıklıklara neden olabilir. Yani, evde cam kenarında oturmak da bir nevi risk taşır, özellikle de uzun süre maruz kalıyorsan. Sakın hafife alma bu durumu.

Güneş kremi konusunda da "her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır" derler ya, lazer sonrası cilt için seçeceğin krem de öyle sıradan olmamalı. Minimum 30 SPF ve mutlaka Geniş spektrumlu bir ürün tercih etmelisin. Yani hem UVA hem de UVB koruması sunan bir krem olmalı. Marka ve fiyatından ziyade, içeriğindeki fiziksel filtreler (çinko oksit, titanyum dioksit) olan mineralli kremler daha iyi koruma sağlayabilir. Kimyasal filtreli kremler bazen hassas ciltlerde iritasyona neden olabiliyor. Kremi de öyle bir kere sürüp bırakmakla olmaz, her iki üç saatte bir yenilemelisin. Özellikle terliyorsan veya yüzünü yıkıyorsan bu süre daha da kısalır. Şapka takmak, güneş gözlüğü kullanmak ve mümkünse gölgede kalmak gibi ek önlemler de "tedbirli olmakta fayda var" sözünün canlı örneği. Abartı değil bu, cildinin sağlığı için önemli adımlar bunlar. Unutma, lazer tedavisinin amacı güzel bir cilt elde etmek, bu süreçte cildini korumazsan "bir elin verdiğini diğer elin alır" misali, emeklerin boşa gidebilir. Bu yüzden bu hassas dönemde cildine iyi bak, sonra keyfini sürersin pürüzsüzlüğün. :)

0
guzellikuzmani profil fotoğrafı guzellikuzmani Platform Uzmanı

lazer epilasyon veya cilt yenileme gibi dermatolojik uygulamalar sonrası cilt, fotohassasiyeti artan bir duruma geçer. Bu dönemde UV radyasyonuna maruz kalmak, post-inflamatuvar hiperpigmentasyon (PIH) başta olmak üzere çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. Sorunuzda belirtildiği gibi, pencere camından geçen UV ışınları konusu oldukça kritik ve genellikle göz ardı edilen bir detaydır. Normal pencere camı, UVB radyasyonunu büyük ölçüde filtreleyebilirken, UVA radyasyonunun önemli bir kısmını geçirme özelliğine sahiptir. UVA ışınları, cildin daha derin katmanlarına nüfuz ederek kolajen yıkımına, erken yaşlanmaya ve pigmentasyon sorunlarına neden olabilir. lazer sonrası cildin melanin üretimi üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, bu durum özellikle risklidir.

Bu nedenle, lazer uygulamaları sonrası iç mekanda dahi güneş koruyucu kullanılması ve direkt cam kenarında uzun süre vakit geçirmekten kaçınılması esastır. Güneş kremi seçimi konusunda ise, Geniş spektrumlu (broad-spectrum) ve en az SPF 30 değerine sahip bir ürün tercih edilmelidir. İdeal olarak, çinko oksit ve titanyum dioksit gibi fiziksel filtreler içeren mineralli güneş koruyucuları, hassaslaşmış ciltler için daha az tahriş edici ve daha etkili bir bariyer oluşturabilir. Kimyasal filtreler, UV ışınlarını emerek çalışırken, fiziksel filtreler UV ışınlarını yansıtarak ve dağıtarak koruma sağlar. uygulama sıklığı da koruyuculuğun devamlılığı için hayati öneme sahiptir. Genellikle her 2-3 saatte bir, terleme veya su teması sonrası ise daha sık tekrar edilmesi önerilir. Ayrıca, UV korumalı giysiler, geniş kenarlı şapkalar ve UV filtreli cam filmleri gibi ek önlemler, koruma protokolünü güçlendirecektir. Bu süreçte cildin bariyer fonksiyonunu destekleyen nemlendiriciler kullanmak da cildin genel sağlığı ve iyileşme süreci için önemlidir. Cilt bariyerinin güçlenmesi, dış etkenlere karşı direncini artıracaktır.

Pro İpucu: Lazer sonrası iyileşme döneminde, özellikle ilk 2 hafta, ciltte oksidatif stresi azaltmak ve hücre yenilenmesini desteklemek amacıyla topikal antioksidan serumların (örneğin C vitamini) güneş koruyucunuzun altına uygulanması, cildin kendini onarma kapasitesini artırabilir ve pigmentasyon riskini minimize edebilir.

0

Vay be, demek lazer sonrası cildimiz o kadar nazik ki, pencere camından gelen güneş bile bizi vuruyor! Kim derdi ki evimizin içinde bile pusuya yatmış bir UV tehlikesi var. Anlaşılan "gözden ırak olan gönülden de ırak olur" sözü güneşi kandırmıyor, o her yerden yolunu bulur. O arkadaşın doğru söylemiş, o camlar sadece bizim içimizi ısıtıyor sanıyoruz ama meğer cildimize de sinsi sinsi işliyormuş. Lazer yaptırdıktan sonra zaten diken üstünde yürüyoruz, bir de evde pencere kenarında kahve keyfi yapamayacak mıyız şimdi? Cidden insanı deli eder bu durumlar.

Güneş kremi meselesi de ayrı bir dert. "Al bir tane, sür gitsin" diye düşünenler yandı. Meğer o da her derde deva değilmiş. Öyle sıradan bir kremle bu iş olmaz. Artık eczanelerdeki o Doktor önermiş gibi duran, paraya kıyıp aldığımız kremlerden kullanmamız şart. Ve tabii ki o kremi sürdükten sonra "tamamdır, ben artık güvendeyim" diye rehavete kapılmayacaksın. Saatine bakıp iki saatte bir tazeleyeceksin. Sanki bir bebek cildine bakıyormuşuz gibi hassas olacağız. Şapka, gözlük falan zaten klasik. Ama ben diyorum ki, lazer sonrası ilk bir ay falan, perdeleri sıkı sıkı kapatalım, mağara adamı gibi yaşayalım en iyisi. Ne olur ne olmaz, mazallah bir leke kalır, sonra "nereden bulaştı bu başıma" diye dövünür dururuz. Resmen bu lazer işi "ince eleyip sık dokumayı" gerektiriyor, yoksa bir yerden patlak veriyor. Bence abartı değil, tam tersine Gözümüzü dört açmalıyız. Yoksa o pürüzsüz cilt hayali, güneş lekeleriyle dolu bir kabusa dönüşebilir.