Köpeklerdeki aşırı tüy dökülmesi (alopesi), genellikle altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi olabileceği gibi, fizyolojik süreçlerin de bir yansıması olabilir. Golden Retriever ırkı, genetik yatkınlıkları nedeniyle diğer ırklara göre daha yoğun tüy dökmeye eğilimlidir ve mevsimsel dökülmeleri (ilkbahar ve sonbahar) oldukça belirgin seyreder. Ancak, bahsedilen "veteriner önerisi dışında takviyeler" konusuna geçmeden önce, mevcut durumun kök nedenini anlamak kritik önem taşır.
Diyetin, deri ve tüy sağlığı üzerindeki etkisi yadsınamaz. Protein, tüy yapısının temel bileşenidir ve yeterli kaliteli protein alımı, tüylerin güçlenmesi için elzemdir. Mama değişikliği fayda etmediyse, mamanın protein kalitesi ve sindirilebilirliği tekrar gözden geçirilebilir. Tüy dökülmesinde en sık önerilen doğal takviyelerden biri Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleridir. Özellikle EPA (eikosapentaenoik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit) gibi Omega-3 formları, cilt bariyer fonksiyonunu güçlendirir, inflamasyonu azaltır ve tüy foliküllerinin sağlığını iyileştirir. Omega-6 yağ asitleri ise cildin nem dengesini korumada ve tüy parlaklığını sağlamada rol oynar. İdeal olarak, bu yağ asitlerinin dengeli bir oranda (genellikle Omega-6'ya karşı Omega-3 oranı 5:1 ile 10:1 arasında) alınması önemlidir.
B vitaminleri, özellikle Biotin (B7 vitamini), deri ve tüy sağlığı için hayati öneme sahiptir. Biotin eksikliği, cilt tahrişi, tüy dökülmesi ve deri problemlerine yol açabilir. Ayrıca A ve E vitaminleri ile çinko da antioksidan etkileri ve cilt hücre yenilenmesini destekleyici rolleriyle tüy sağlığında etkilidir. Ancak, özellikle A vitamini gibi yağda çözünen vitaminlerin aşırı alımı toksisiteye neden olabilir, bu nedenle dozaj kontrolü veteriner hekim gözetiminde yapılmalıdır.
Eğer tüy dökülmesi sadece kozmetik bir sorun değilse ve kaşıntı, kızarıklık, kabuklanma, bölgesel kellikler veya davranış değişiklikleri gibi diğer belirtiler eşlik ediyorsa, altta yatan hormonal bozukluklar (hipotiroidizm, Cushing sendromu), paraziter enfeksiyonlar (uyuz, pire), mantar enfeksiyonları (saçkıran), bakteriyel cilt enfeksiyonları veya alerjiler gibi durumlar ekarte edilmelidir. Bu durumlar, kan biyokimyası profili, tiroid paneli, deri kazıntısı, mantar kültürü veya alerji testleri gibi spesifik tanı yöntemleriyle tespit edilebilir. Bu testler yapılmadan sadece takviye kullanımı, altta yatan ciddi bir sağlık sorununu maskeleyebilir ve tedaviyi geciktirebilir.