Aslında burada çoğu kişinin gözden kaçırdığı şey, sokaktan sahiplenilen bir hayvanın geçmişinin belirsizliği ve bunun tüm yasal süreçleri nasıl etkilediği. Bir ev hayvanı ile sahiplenilen bir hayvan arasında, aşı ve çip konusunda dahi farklar oluşabiliyor. Özellikle de yurt dışı seyahat gibi ciddi bir mesele söz konusu olduğunda, bu belirsizlikler sandığınızdan çok daha fazla zaman ve maliyete yol açabilir. Çoğu kişi 'nasılsa çip takılır, aşı yapılır, pasaport alınır' diye düşünüyor ama sokak hayvanlarının aşı geçmişi, yaşı ve genel sağlık durumu hakkında kesin bilgilere sahip olamamak, pasaport sürecinde karşılaşılacak en büyük handikaplardan biri.
veteriner hekimler, sokak geçmişi olan bir hayvanda, resmi kayıtlara geçmemiş olsa bile, daha önce bir aşı yapılıp yapılmadığını kesin olarak bilemezler. Bu durumda, yasal prosedürleri tam olarak yerine getirebilmek adına genellikle 'sıfırdan başlama' yoluna gidilir. Yani, sanki hiç aşı olmamış gibi, yeni bir aşı programı ve ardından gerekli bekleme süreleri uygulanır. Bu durum, özellikle kuduz aşısı titrasyon testini ve bununla ilişkili üç aylık bekleme süresini daha da uzatabilir. Çünkü aşı takviminin tam oturmadığı bir hayvandan alınan kan örneği, yeterli antikor seviyesini göstermeyebilir ve testin tekrar edilmesi gerekebilir. Bu da hem hayvan için stresli bir süreç hem de sizin için zaman ve maddi kayıp demektir.
Önemli bir başka detay da, gideceğiniz ülkenin sadece genel AB kurallarına ek olarak kendi iç kurallarının olup olmadığıdır. Bazı ülkeler, belirli ırklar için, veya kendi içlerinde farklı risk kategorileri belirlemiş hayvanlar için ek karantina süreçleri veya farklı testler isteyebilir. Bu yüzden, pasaport başvurusundan önce sadece veteriner hekiminizle değil, gideceğiniz ülkenin ilgili konsolosluğu veya veterinerlik otoriteleriyle de doğrudan iletişime geçmek, 'beklenmedik pürüzler'in önüne geçmek için kritik bir adımdır. Kısacası, bir sokak hayvanı sahiplenmek harika bir eylem olsa da, uluslararası seyahat gibi özel durumlar için daha detaylı bir ön araştırma ve sabır gerektirdiğini unutmamak gerekir. Aksi takdirde, pasaportu sadece bir kimlik belgesi gibi görmek yanıltıcı olabilir; aslında bu, hayvanınızın uluslararası sağlık sicilidir.