Vay be genç arkadaşım, diplomayı aldın zannettin her şey bitti, rahat bir nefes alacaksın değil mi? Hoş geldin gerçek dünyaya! KYK borcu denen o sevgili dostumuz, mezuniyet kutlamalarının ardından kapıyı çalmadan durmaz. Sanki 'Geldim geldim, borç da geldi!' diye bağırır gibi. Şimdi bu erteleme ve yapılandırma muhabbetlerine bir göz atalım, çünkü ikisi de 'Aynı değirmenin suyu değil' dedikleri cinsten.
Erteleme mi dedin? Ha o mu? Erteleme, aslında bir nevi 'borcu askıya alıyorum ama o askıda dururken büyüyor haberin olsun' demek. Yani cebinde paran yok, iş bulamadın, 'Devletim bana biraz zaman tanı' diyorsun. Devlet de 'Tamam genç, sana biraz zaman tanırım ama bu arada borcuna enflasyon farkı, Yİ-ÜFE bilmem neleri tıkır tıkır işlemeye devam edecek, sonra ağlama' diyor. Sanki bir topu yukarı atıp sonra düşmesini izlemek gibi bir şey. Topu atmışsın ama o top havada bir yerlere çarpa çarpa büyüyerek geri düşüyor. Yani bugün 10 bin liran varsa, bir sene sonra ertelenmiş borcun 12-13 bin lira olarak karşına çıkabilir. Kısa vadeli bir nefes alma molası gibi durur ama uzun vadede borç kamburunu daha da büyütür. Kimseye tavsiye etmem eğer gerçekten çok kısa süreli bir sıkıntın yoksa ve yakın zamanda yüksek bir gelir bekleyemiyorsan. Yani 'elini veren kolunu kaptırır' misali, ertelemeye girersin, borç daha da büyür, sonra çık çıkabilirsen içinden.
Yapılandırma ise biraz daha farklı bir kulvar. O, devletin zaman zaman 'Hadi gençler, gelin de şu borçlarınızı bir düzene sokalım' dediği dönemlerde ortaya çıkar. Genellikle borcun faizlerini, gecikme zamlarını silip süpürür, kalan anaparayı da taksitlere böler. 'Buyur buradan yak' dercesine, daha makul bir ödeme planı sunar. Ben şahsen yapılandırmayı tercih edenlerdenim. Çünkü erteleme gibi borcunu büyütmek yerine, elindeki borcu belirli bir çerçeveye oturtuyor. Sanki o 'kör düğümü' çözüp, daha düzenli bir ip yumağı haline getiriyor. Ama dikkat et, yapılandırmanın da kendine göre kuralları var: taksitleri aksatırsan, geçmiş olsun, tüm o güzellikler uçar gider ve borcun eski haliyle geri gelir, hatta üzerine bir de gecikme faizi biner. Yani 'dostlar alışverişte görsün' diye yapılandırma yapıp sonra ödemezsen, iki yakası bir araya gelmeyen borçla baş başa kalırsın.
Son tahlilde, bütçeni iyi analiz et, 'ayağını yorganına göre uzat'. Eğer düzenli bir gelirin olacaksa yapılandırmayı bekle, yoksa erteleme sadece borcunu büyütür. E-devletten sürekli borç durumunu kontrol etmeyi unutma, güncel yapılandırma haberlerini de takip et. Belki de bir gün 'darısı başına' diyerek borcunu tamamen kapatırsın. Şimdiden kolay gelsin!