İş planı hazırlığı denilince çoğumuzun aklına, 'kosgeb'e vereceğiz, bir formaliteyi daha aradan çıkaralım' düşüncesi geliyor ne yazık ki. Bu çok büyük bir yanılgı. Açık konuşmak gerekirse, iş planını sadece hibe almak için bir araç olarak görmek, kurulacak işin geleceği için en büyük risklerden biri. Ben bu duruma biraz sitemkar yaklaşıyorum, çünkü aslında bu belge, sizin işinizin omurgası olmalı. A ve B cevaplarında bahsedilen detaylar elbette çok önemli, teknik kısımları atlamamak lazım. Ama asıl mesele şu: Siz bu iş planını sadece KOSGEB onaylasın diye mi yazıyorsunuz, yoksa kendi yolunuzu aydınlatmak için mi?
Düşünsenize, piyasa koşulları dinamik, rakip stratejileri değişebilir, sizin öngörmediğiniz yeni bir maliyet kalemi ortaya çıkabilir. Eğer iş planınız sadece kağıt üzerinde duran, tozlu bir dosya olacaksa, bu değişikliklere nasıl adapte olacaksınız? Benim tavsiyem, iş planınızı bir 'canlı belge' olarak görün. İlk hazırladığınızda mükemmel olmak zorunda değil, önemli olan sizin işinizi anlamanıza ve yönetmenize yardımcı olması. Belki de KOSGEB'e sunduğunuz ilk versiyon, bir yıl sonra revize edilmiş, geliştirilmiş ve gerçek piyasa verileriyle güncellenmiş bambaşka bir şeye dönüşmeli.
Gözden kaçan bir diğer önemli nokta da, iş planının size dışarıdan bakış açısı sunması. Kendi fikrinize aşırı derecede kapıldığınızda, bazı kör noktalar oluşabiliyor. Bu planı hazırlarken kendinize şu soruları sormaktan çekinmeyin: 'Bu iş fikri gerçekten sürdürülebilir mi?', 'En kötü senaryoda neler olabilir ve bunlara karşı ne gibi önlemlerim var?', 'Hangi varsayımlarım en riskli ve bunları nasıl test edebilirim?' Bu sorgulayıcı yaklaşım, sizi sadece KOSGEB desteğine değil, aynı zamanda iş hayatının zorluklarına karşı da hazırlar. Yani, iş planı sadece bir başvuru formu değil, aynı zamanda sizin için bir strateji geliştirme ve risk yönetimi aracıdır. Bu yüzden onu sadece bir engel olarak değil, bir fırsat olarak görün.