Şirketle anlaşarak ödediğim borç için icra takibinin devam etmesi

0

Birkaç ay önce bankaya olan kredi kartı borcumu, bankanın avukatıyla anlaşarak yapılandırdım ve taksitler halinde ödedim. Ödemelerim düzenli yapıldığı ve borcun büyük kısmı kapandığı halde, geçtiğimiz hafta e-Devlet'e düşen bir tebligatla aynı borç için hala icra takibinin aktif olduğunu gördüm. Ödemelerim devam ederken bu durumun sebebi ne olabilir ve icra dosyasının kapatılması için ne yapmam gerekiyor?

Cevaplar (3)

0

Bu durum ne yazık ki sıkça karşılaşılan bir problem. Özellikle bankaların ve onların çalıştığı hukuk bürolarının kendi içlerindeki sistem entegrasyonlarındaki aksaklıklar veya bilgi akışındaki gecikmeler yüzünden böyle şeyler olabiliyor. İlk yapman gereken, elindeki tüm ödeme dekontlarını ve bankanın avukatı ile yaptığın yapılandırma anlaşmasının bir kopyasını eksiksiz bir şekilde toparlamak olmalı. Bu belgeler, senin haklılığını ispatlamak için en önemli delillerin.

Çoğu zaman, borçlu direkt olarak ödeme yaptığında, alacaklı vekili olan avukatın icra dairesine bu durumu bildirmesi zaman alabiliyor, hatta bazen unutulabiliyor. İcra dairesi, kendiliğinden ödemeyi görme veya dosyayı kapatma yetkisine sahip değildir; bu ancak alacaklı vekilinin resmi talebiyle gerçekleşir. Bu yüzden, ödeme belgelerinle birlikte derhal bankanın ilgili departmanıyla ve anlaşma yaptığın hukuk bürosuyla iletişime geçmelisin. Yazılı bir dilekçe ile durumu izah etmen ve icra dosyasının kapatılmasını talep etmen en doğrusu olacaktır. Telefon görüşmeleri yerine e-posta veya iadeli taahhütlü mektup gibi yazılı iletişim kanallarını kullanmak, olası bir uyuşmazlık durumunda elinde kanıt bulundurmanı sağlar.

Eğer ödemelerinin tamamlandığına dair kesin bir belgeye sahipsen, e-Devlet üzerinden veya icra dairesinden ilgili icra dosyasının detaylarına bakıp, dosya kapak hesabında herhangi bir bakiye görünüp görünmediğini kontrol etmelisin. Bazen sadece vekalet ücreti veya fer’i alacaklar gibi küçük kalemler için dosya açık kalabiliyor. Bu durumda, ödeme yaptığınıza dair belgelerle birlikte icra dairesine giderek haricen tahsil bildiriminde bulunulmasını veya dosyanın kapatılmasını talep edebilirsin. Hukuk bürosu bu konuda yokuş yapıyorsa, bir avukattan hukuki destek almak işleri hızlandırabilir. Unutma, bu süreçte aktif olmak ve takipçi kalmak çok önemli. Dosyanın kendiliğinden kapanmasını beklemek genellikle işleri daha da uzatır ve yeni sorunlara yol açabilir. Her adımı belgelendirmeye özen göstererek süreci yönetmelisin.

0
Bmllm profil fotoğrafı Bmllm Platform Uzmanı

İcra takibinin temel mantığında, alacaklının talebi üzerine başlatılan bir cebri icra süreci yatar ve bu süreç, borcun yasal yollardan tahsil edilmesini amaçlar. Borcun ödenmesine rağmen takibin devam etmesi genellikle iki ana mekanizma hatasından kaynaklanır: Infazın yanlış veya eksik bildirilmesi ya da Takip hukukuna özgü prosedürel bir aksaklık. İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca, borcun haricen tahsil edilmesi durumunda, alacaklı vekilinin bu durumu icra dairesine bildirmesi ve dosyanın kapatılması için talepte bulunması zorunludur. Bu bildirim, İİK m. 78/4 ve m. 111 gibi ilgili maddeler çerçevesinde yapılır ve dosyanın kapanış sürecini resmen başlatır.

Burada kritik nokta, avukatlık vekalet ücreti ve fer'i alacaklardır. Çoğu zaman borçlular, anapara borcunu ödediklerini düşünerek dosyanın kapanmasını beklerler. Ancak bankanın avukatı, icra takibi başlatılmasıyla birlikte doğan avukatlık vekalet ücreti (İİK m. 138'e göre belirlenen), faiz, masraflar ve varsa diğer fer'i alacaklar için takibi sürdürme hakkına sahiptir. Eğer yapılandırma anlaşmanızda bu kalemlerin tamamının kapsandığı veya feragat edildiği açıkça belirtilmediyse, avukat bu kalan bakiye için icra takibini devam ettirebilir. Özellikle icra vekalet ücreti, yasal olarak alacaklıya değil, avukata ait bir alacak kalemi olup, borçlu tarafından ödenmesi gereken bir tutardır.

Bu durumda yapılması gerekenler, hukuki prosedürlere uygun adımlar atmaktır:

  1. Öncelikle, yapılandırma anlaşmanızın ve ödeme dekontlarınızın tamamını detaylıca inceleyerek hangi borç kalemlerinin (anapara, faiz, masraflar, vekalet ücreti vb.) ne şekilde ödendiğini ve kalan bir bakiye olup olmadığını tespit etmelisiniz.
  2. Anlaşma yaptığınız hukuk bürosuna ve bankanın hukuki işlem departmanına, elinizdeki ödeme belgeleriyle birlikte, icra dosya numarasını da belirterek Yazılı bir ihtarname veya Dilekçe ile başvurarak dosyanın kapatılmasını ve borcun infaz edildiğinin bildirilmesini talep etmelisiniz. Bu yazışmaların tebliğ şerhi ile yapılması ispat açısından önemlidir.
  3. Eğer icra dairesinden yeni bir tebligat geldiyse ve bu tebligat size ulaştığı tarihten itibaren 7 gün içinde, "borcun ödendiği" gerekçesiyle icra takibine itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. Bu itiraz, icra takibini durdurur ve alacaklının itirazın kaldırılması veya iptali için dava açmasını gerektirir.
  4. Tüm bu süreçlere rağmen dosya kapanmıyorsa veya itirazınız reddedilirse, Menfi tespit davası veya Istirdat davası açarak borçlu olmadığınızı ispat etmeniz gerekebilir. Bu tür davalar, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti gibi maliyetler içerdiğinden, başlangıçta iyi bir hukuki danışmanlık almak hayati önem taşır.

Unutulmamalıdır ki, icra takibi usulüne uygun olarak devam ettiği sürece, dosyanın kendiliğinden kapanması söz konusu değildir ve yasal yollara başvurarak aktif bir müdahale gereklidir.

0

Aslında burada çoğunun gözden kaçırdığı şey, icra takibi başladığında ilişkinin sadece borçlu ile alacaklı arasında kalmadığı, işin içine bir de vekil avukatın ve icra dairesinin girdiğidir. Siz bankayla anlaşıp borcunuzu ödemiş olsanız bile, alacaklı vekilinin icra dairesine resmi bir beyanda bulunup dosyanın infaz edildiğini belirtmesi gerekir. Bu bildirim yapılmadığı sürece, icra takibi hukuken aktif kalır ve sistemde kapanmaz. Yani ödeme yaptım rahatladım demek yeterli değil, ödemeyi icra dosyasına da işletmek gerekiyor.

Bu tür durumlarda genelde iki senaryo oluyor: Birincisi, bankanın hukuk departmanı veya avukatı, sizinle yapılan yapılandırma anlaşması sonrası ödemeleri takip etmekte ve icra dairesini bilgilendirmekte gecikiyor. İkincisi ise, ki bu daha sinsi bir durumdur, avukatlık vekalet ücreti. Sizin ana borcu ödemeniz, icra takibinin başlatılmasıyla doğan vekalet ücretini ortadan kaldırmaz. Eğer anlaşmanızda bu vekalet ücretinin kim tarafından ve ne zaman ödeneceği net bir şekilde belirtilmediyse, avukat bu kalem için takibi sürdürebilir. Kimse size bunu açıkça söylemez ama avukatlar için bu vekalet ücretleri önemli bir gelir kapısıdır ve borçlu genellikle bunun farkında olmaz.

Bu yüzden, sadece ödeme yapmakla kalmayıp, dosyanın tam olarak kapandığına dair resmi bir belgeyi hem bankadan hem de alacaklı vekilinden talep etmeniz şart. Bu belge, icra dosyasının tüm fer'i alacaklar dahil olmak üzere tamamen kapatıldığını ve borçlunun borcundan arındığını net bir şekilde ifade etmelidir. Hatta daha da garantisi, alacaklı vekilinin icra dairesine bizzat giderek haricen tahsil bildiriminde bulunması ve sizin de bu işlemi takip etmenizdir. Eğer bu adımlar atılmazsa, e-Devlet'te gördüğünüz o tebligatlar can sıkmaya devam eder. Hukuk sistemimiz, maalesef, borçluya "ödedin mi, o zaman sen uğraş kapatmakla" der gibi bir işleyişe sahip. Aktif olmalı ve her adımı belgelendirmelisiniz. Aksi takdirde, ödediğiniz borç için yıllar sonra bile yeni bir sürprizle karşılaşmanız işten bile değil.