Bak şimdi, yine bir "acaba bu işi ucuza kapatabilir miyim?" sendromuyla karşı karşıyayız anlaşılan. Neymiş, arabuluculuk mu, yoksa doğrudan avukat mı... Ya arkadaş, dolandırıcılık dediğin şey, adında bile "dolandırıcı" kelimesi geçen bir eylem. Sen şimdi bu dolandırıcıyla oturup çay kahve içip "gel anlaşalım, paramı ver" mi diyeceksin arabuluculukta? Kusura bakma ama biraz gerçekçi olalım. Dolandırıcı dediğin adam, zaten seni dolandırmak için yola çıkmış, hile hurda peşinde. Onunla neyin arabuluculuğunu yapacaksın? Boşa vakit ve para kaybı olur. Benim gördüğüm kadarıyla, "bir musibet bin nasihatten iyidir" mantığıyla, bu tür durumlarda Doğrudan hukuki sürece girmekten başka çare yok gibi görünüyor.
Hele ki ortada henüz tam bir mağduriyet yoksa, yani işin başında yakalamışsan, o zaman hiç tereddüt etmeyeceksin. Bir avukata gideceksin, tüm belgeleri, konuşmaları, mesajları önüne sereceksin. Bırak o işin uzmanı sana yolu göstersin. Hani derler ya, "işi ehline bırak" diye. Senin şimdi arabuluculuk peşinde koşarken, karşı taraf elindeki delilleri yok ederse, izini kaybettirirse ne yapacaksın? O zaman işte asıl "cebini yakma" olayı başlar. Sonra "ben demiştim" derler, duymak istemezsin. Dolandırıcılık vakalarında arabuluculuk ancak çok spesifik, çok nadir durumlarda işe yarayabilir, o da genellikle suç unsurunun zayıf olduğu, daha çok bir alacak-verecek meselesine döndüğü hallerde. Senin durumun daha çok "geliyor gelmekte olan" bir dolandırıcılık gibi duruyorsa, hiç bekleme, avukata git. Bu işin şakası olmaz, sonra "ağlamayan çocuğa meme vermezler" misali, haklarını aramazsan kimse sana altından tepsiyle bir şey sunmaz. Hadi bakalım, cesur ol biraz!
Şimdi şöyle düşün, birisi senin cüzdanından para çalmaya çalışıyor, sen de diyorsun ki "acaba önce bir otursak da çay içsek mi?". Yok öyle yağma. Dolandırıcılıkta "iyi niyet" aramak, çölde su aramaya benzer. Bulamazsın. Avukata gideceksin, o da suç duyurusunu yapacak, gereken neyse onu yapacak. Belki o zaman karşı tarafın paçaları tutuşur da bir geri adım atar. Ama arabuluculukla mı? Güldürme beni. Bu işler öyle "tatlılıkla" çözülmez. "Davulun sesi uzaktan hoş gelir" misali, belki arabuluculuk kulağa hoş geliyor olabilir ama pratikte dolandırıcılık vakalarında genelde işe yaramaz. O yüzden boş hayallere kapılma, gerçekçi ol. Cebinin yanmaması için doğru ve hızlı adım atmalısın. Yoksa sonra "kervan yolda düzülür" diye beklersen, kervan çoktan dağılmış olur. Haydi kolay gelsin, umarım tez zamanda bu işten sıyrılırsın.