Vay efendim vay, geçmiş olsun diyerek başlamak lazım bu acı hikayeye. Demek dolandırıldınız ve şimdi de avukat masrafları mı kabusunuz oldu? İnsanın başına gelince anlıyor tabi, 'para var huzur var' sözünün ne kadar boş olduğunu, çünkü paranız gidince huzurunuz da gidiyor. Hukuki destek sigortası denen meret, aslında tam da bu gibi durumlarda 'kurtarıcı' rolü oynamak için var. Ama gelin görün ki, o kurtarıcı da her zaman elini uzatmayabiliyor. Sanki sigorta şirketleri, 'ödeme yaparken baldan tatlı, ödeme alırken dağdan sert' bir tavır içindeler. dolandırıcılık davasında sigortanın işe yarayıp yaramayacağı tamamen poliçenizin o incecik, gözden kaçan maddelerinde gizli. Hani o okumaya üşendiğimiz, genelde 'evet' deyip geçtiğimiz sayfalar var ya, işte her şey orda yazıyor. Sanki özellikle küçük puntolarla yazmışlar ki, kimse okumasın da sonra ağlayıp zırlasın.
Tecrübeyle sabit ki, sigorta devreye girse bile 'tamamı karşılanır' diye bir dünya yok. Genelde bir limit koyarlar, o limitin üstünü 'canım cicim' diye cebinizden tamamlarsınız. Ee, ne anladım ben bu işten diye isyan edersiniz ama sonra düşünürsünüz, 'hiç yoktan iyidir' deyip teselli bulursunuz kendinize. Avukat seçimi meselesi de ayrı bir dert. Sigorta şirketi size 'bizim anlaşmalımız var, çok iyi' der, ama siz kendi avukatınızı istersiniz. Sonra bir pazarlık başlar, sigorta 'biz şu kadarını öderiz' der, avukat 'benim tarifem bu' der, arada kalırsınız. Resmen iki arada bir derede bırakırlar insanı. Sanki dolandırılmak yetmezmiş gibi, bir de sigortayla, avukatla uğraşmak zorunda kalırsınız. Ama yine de, akıl var mantık var; bu sigortalar hiç yoktan iyidir. En azından bir kısmını karşılar, o da sizin için büyük bir nefes aldırır. Yoksa bu devirde avukat kapısından içeri adım atmak bile başlı başına bir masraf kalemi oldu. Benim size tavsiyem, poliçenizi elinize alın, bir güzel okuyun. Anlamadığınız her yeri sigorta temsilcisine sorun, yazılı teyit alın. Çünkü söz uçar, yazı kalır. Yoksa sonra vay efendim bana demediler, ben anlamadım diye hayıflanmayın. Dolandırılmak bir kere, ama cahillik iki kere çarpar insanı, unutmayın. Şimdi gidin, işinizin peşine düşün, hakkınızı arayın. Bu devirde hakkını aramayanın hakkı yenirmiş, ben size söyleyeyim.