Bir hukuki süreçte, özellikle de bir dolandırıcılık davasında, dava masraflarının kim tarafından ödeneceği, davanın sonucuna ve tarafların hukuki durumuna bağlı olarak belirlenir.
Dava Masraflarının Ödenmesi İlkesi
Genel kural olarak, hukuk davalarında 'masrafı haklı çıkan' taraf, diğer tarafın mahkeme masraflarını ödemesine karar verilir. Dolandırıcılık davasında, eğer siz mağdur olarak haklı bulunursanız ve davanız lehinize sonuçlanırsa, davalı olan dolandırıcı kişi, sizin davanız için yaptığı masrafları (avukatlık ücreti, mahkeme harçları, bilirkişi ücretleri vb.) ödemekle yükümlü tutulabilir.
Bu durum, mahkemenin vereceği nihai kararda açıkça belirtilir. Kararda, hangi tarafın hangi masrafları ne kadar ödeyeceği detaylı bir şekilde açıklandığı için, haklı çıkan tarafın masraflarını diğer taraftan talep etme hakkı doğar.
Ön Ödemeler ve Gider Avansı
Dava açılırken, davayı açan tarafın (yani sizin) belirli bir miktar gider avansı yatırması gerekir. Bu avans, davanın ilerleyen aşamalarındaki masraflar için kullanılır. Eğer dava lehinize sonuçlanırsa, bu gider avansının da davalıdan tahsil edilmesi talep edilebilir.
Ancak, eğer dava aleyhinize sonuçlanırsa veya dava reddedilirse, yatırdığınız gider avansı ve mahkemenin hükmettiği diğer masrafları ödemekle yükümlü olabilirsiniz.
Dolandırıcılık gibi suç unsuru taşıyan davalarda, ceza yargılaması sonucunda davalı mahkum olursa, mahkeme ayrıca davacı tarafın uğradığı zararın tazminine ve bu zararın kapsamına giren masrafların ödenmesine de hükmedebilir.
Bu nedenle, davanın sonucuna göre masrafların iadesi mümkündür. Ancak, davalının ödeme gücünün olmaması gibi durumlarda tahsilat süreci uzayabilir veya imkansız hale gelebilir.