Ağır killi toprakların iyileştirilmesi, hem fiziksel hem de kimyasal açıdan toprağın yapısını anlamayı gerektiren çok yönlü bir süreçtir. Kil parçacıklarının küçük boyutu ve plaka benzeri yapısı nedeniyle, bu topraklar suyu çok iyi tutar ancak drenajı zayıftır ve havalanmaları güçtür, bu da kök çürüklüğüne ve bitki gelişiminde aksaklıklara yol açabilir. İlk adım, toprağın fiziksel yapısını gevşetmektir. Derin sürüm veya belleme işlemiyle toprağın alt katmanlarındaki sıkışıklığın giderilmesi, hava ve su hareketini kolaylaştırır. Ancak bu işlem, toprağın kuru veya tava gelmiş durumda yapılması esastır; ıslakken yapılan işlemler kili daha da sıkıştırabilir.
En kritik iyileştirme yöntemi, toprağa organik madde ilavesidir. Kompost, iyi yanmış ahır gübresi, yeşil gübreler veya torf gibi organik materyaller, kil parçacıklarını bir araya getirerek agrega yapısını geliştirir. Bu agregalar, toprak içinde hava ve suyun hareket edebileceği daha büyük gözenekler oluşturur, böylece drenaj kapasitesi artar ve köklerin oksijene erişimi kolaylaşır. İdeal bir tarla toprağında %5 civarında organik madde bulunması hedeflenir. Organik madde ayrıca toprağın katyon değişim kapasitesini (KDK) artırarak besin maddelerinin tutulmasını ve bitkiler tarafından daha kolay alınmasını sağlar, pH'ı düzenler ve toksik elementlerin etkisini azaltır.
Killi topraklarda pH değeri de önemli bir faktördür. Genellikle bitkiler pH 6.5-7.5 aralığında besin maddelerini en iyi şekilde alırlar. Killi topraklar doğal olarak besin maddelerince zenginken, fiziksel özellikleri kök gelişimi için elverişli olmayabilir. Toprak analizi yaptırarak mevcut pH değerini belirlemek, gerekirse kireç (eğer toprak asidikse ve üç tabakalı kil mineralleri içeriyorsa) veya kükürt (eğer toprak alkalinse) gibi düzenleyicilerle pH dengesini sağlamak önemlidir. Bazı durumlarda, kil topları gibi genişlemiş kil agregaları da drenajı ve havalandırmayı iyileştirmek için kullanılabilir. Süreç, tek seferlik bir uygulama değil, sürekli organik madde takviyesi ve düzenli toprak işleme pratikleriyle desteklenmesi gereken uzun vadeli bir yatırımdır. Unutulmamalıdır ki, ağır killi toprakları tamamen kumlu bir yapıya dönüştürmek yerine, mevcut kil yapısını daha verimli ve işlenebilir hale getirmek ana hedeftir.