Bahçelerde zararlı organizmalarla doğal yollarla mücadele ve faydalı entomofaunayı çekme stratejileri, entegre zararlı yönetimi (EZM) prensiplerine dayanır ve ekosistemin doğal döngülerini desteklemeyi hedefler. Kimyasal pestisitlerin yaygın kullanımı, hem hedef olmayan türler üzerinde yıkıcı etkilere sahip olabilir hem de zararlı organizmalarda direnç gelişimine yol açabilir. Bu nedenle, biyolojik kontrol ve kültürel önlemler öncelikli hale gelmelidir.
Zararlıların doğal yollarla kontrolünde temel mekanizmalar; fiziksel bariyerler, kültürel uygulamalar ve biyolojik kontrol ajanlarının teşvikidir. Örneğin, yaprak bitleri gibi yumuşak vücutlu zararlılar için basit su püskürtme yöntemi, zararlıların bitkiden mekanik olarak uzaklaştırılmasına dayanır ve popülasyon yoğunluğunu anında düşürebilir. Bu yöntem, özellikle zararlı yoğunluğu henüz kritik seviyelere ulaşmamışken oldukça etkilidir. Sabunlu su çözeltileri ise (genellikle %1-2 oranında potasyum sabunu veya Arap sabunu kullanılarak hazırlanır) zararlıların kutikulasını kaplayarak boğulmalarına veya dehidrasyon yoluyla ölmelerine neden olur. Bu tür uygulamaların bitkinin yaprak yüzeyinde güneş yanıklarına neden olmaması için sabah erken veya akşam geç saatlerde, doğrudan güneş ışığı altında yapılmaması kritik bir teknik detaydır. Ayrıca, uygulamadan önce küçük bir alanda test yapmak, bitkinin sabuna karşı hassasiyetini belirlemek açısından önemlidir.
Faydalı böcekleri ve diğer doğal düşmanları bahçeye çekmek, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çözüm sunar. Bu, 'habitat çeşitliliği' ilkesiyle doğrudan ilişkilidir. Özellikle uğur böcekleri (Coccinellidae familyası), dantel kanatlılar (Chrysopidae familyası), yırtıcı akarlar ve bazı parazitoit arı türleri, yaprak bitleri, örümcek akarları ve tırtıllar gibi yaygın bahçe zararlılarının önemli doğal düşmanlarıdır. Bu faydalı türleri çekmek için nektar ve polen sağlayan bitkiler ekmek hayati önem taşır. Örneğin, papatyagiller (Asteraceae), havuçgiller (Apiaceae) ve ballıbabagiller (Lamiaceae) familyalarına ait bitkiler, özellikle küçük ağızlı çiçekleriyle bu tür böcekler için ideal besin kaynakları sunar. Dereotu, kişniş, frenk soğanı, lavanta, kadife çiçeği ve civanperçemi gibi bitkiler bu amaca hizmet eder.
Ayrıca, bahçede su kaynakları (kuş banyoları, sığ su kapları) bulundurmak, kuşları ve diğer faydalı omurgalıları çekerek zararlı böcek popülasyonlarının doğal yollarla kontrolüne katkıda bulunur. Böcek otelleri veya 'beneficial insect habitat' yapıları, özellikle kış aylarında faydalı böcekler için barınma ve üreme alanları sağlayarak biyolojik çeşitliliği artırır. Bu yapılar, özellikle yaban arıları, örümcekler ve uğur böcekleri gibi türler için uygun mikro iklim koşulları sunar. Bahçe toprağının organik maddece zenginleştirilmesi de (kompost kullanımıyla) bitkilerin genel sağlığını ve zararlılara karşı direncini artırır. Sağlıklı bitkiler, zararlı saldırılarına karşı daha dayanıklıdır ve hızlı bir şekilde toparlanabilirler. Bu bütünsel yaklaşım, bahçenin sadece estetik bir alan olmaktan öte, yaşayan bir ekosistem olarak işlev görmesini sağlar.