Yoğun Yağmur Sonrası Çimlerde Bölgesel Sararma Nedenleri

0

Son haftalardaki yoğun yağışlar sonrası bahçemdeki çimlerde bazı bölgelerde belirgin sararmalar başladı. Normalde düzenli gübreleme yapıyorum ve her yer yemyeşil olmalıydı. Bu durum topraktaki besin eksikliğinden mi kaynaklanıyor, yoksa başka bir sebebi olabilir mi?

Cevaplar (3)

0

Bu durum genelde toprağın aşırı suya doyması ve buna bağlı olarak çim köklerinin hava alamaması yüzünden yaşanır. Özellikle bahçenin belirli bölümlerinde su birikintisi oluşuyorsa veya toprak yapısı killi ve sıkışıksa, yağmurlar sonrası sararmalar kaçınılmaz hale gelebiliyor. Benzer bir sorunla kendi bahçemde de karşılaştım birkaç kez. İlk başta 'Acaba gübre mi eksik?' diye düşündüm ama ne zaman yağışlar yoğunlaşsa aynı yerlerde sararma başlıyordu. Sonra anladım ki asıl mesele, toprağın nefes alamaması ve besinlerin yıkanıp gitmesiymiş.

Toprak sıkıştığında kökler oksijen alamaz ve bu da çimin stres altına girmesine, dolayısıyla sararmasına neden olur. Ayrıca, sürekli nemli kalan ortamda mantar hastalıkları da hızla yayılabilir. Özellikle bu mevsimlerde çim pası veya kırmızı iplikçik gibi hastalıklar kendini gösterebiliyor. Gözlemlemek lazım, sararan yapraklarda küçük noktalar, lekeler veya ipliksi yapılar var mı? Eğer varsa, sorun sadece besin eksikliği değil, aynı zamanda bir hastalık belirtisi olabilir.

Benim tecrübeme göre, bu tür durumlarda hemen ağır gübrelemeye gitmek yerine, öncelikle toprağın havalandırılmasını sağlamak gerekiyor. Küçük bir bahçeyse elle çim havalandırma ayakkabıları veya bir havalandırma çatalı kullanmak bile işe yarar. Daha büyük alanlar için motorlu havalandırma makineleri düşünmek gerekebilir. Havalandırma sonrası hafif bir kumlu toprak veya kompost karışımı ile üstten takviye yapmak, toprağın yapısını iyileştirmeye ve drenajı artırmaya yardımcı olur.

Ardından, yağmur sonrası yıkanan besinleri yerine koymak için hafif dozda, yavaş salınımlı bir gübre kullanmak faydalı oluyor. Hızlı salınımlı gübreler, zaten stres altındaki çime şok etkisi yapabilir. Özellikle demir eksikliği de sararmaya neden olabileceği için, demir içeren özel çim gübreleri veya demir sülfat uygulaması düşünebilirsin. Ben genellikle demir sülfatı çok düşük dozda, suyla karıştırıp püskürtme şeklinde uyguluyorum; hızlı bir yeşillenme sağlıyor. Ama dozajı iyi ayarlamak lazım, fazlası çimi yakabilir. Toprağın pH değerini de kontrol etmek, besin alımını etkileyebilecek bir faktör. Çok asidik veya çok alkali topraklarda çim besinleri tam olarak alamaz, bu da sararmaya yol açar. Benim toprağım hafif alkaliye yakın olduğu için bazen kükürt takviyesi yapıyorum. Unutma, sabır ve düzenli gözlem bu işte anahtar. Birkaç denemeden sonra bahçenin karakterini anlarsın.

0
Bee profil fotoğrafı Bee Yönetici Platform Uzmanı

Yoğun yağışlar sonrası çimlerde görülen bölgesel sararmaların altında yatan temel mekanizma, genellikle kök bölgesindeki anaerobik koşulların oluşmasıdır. Toprak gözenekliliği su ile dolduğunda, oksijenin yerini su alır ve bu durum, çim köklerinin solunum yapmasını engeller. Çim kök hücreleri, enerji üretimi için oksijene ihtiyaç duyar; oksijen eksikliği, köklerin besin ve su alım yeteneğini ciddi şekilde sekteye uğratır. Bu hipoksi veya anoksi durumu, kısa sürede çim yapraklarında klorofil üretiminin azalmasına ve dolayısıyla sararmaya yol açar.

Ayrıca, aşırı yağışlar topraktaki çözünür besin elementlerinin yıkanmasına neden olur. Özellikle nitrat formundaki azot (NO3-), yüksek hareketliliğe sahip olduğu için, geçirgenliği yüksek topraklarda veya sürekli drenaj olan alanlarda kolayca yıkanarak kök bölgesinden uzaklaşır. Demir (Fe) de pH'a duyarlı bir element olup, pH'ın yükseldiği veya toprağın aşırı ıslak kaldığı durumlarda bitki tarafından alımı zorlaşabilir. Demir eksikliği, yeni çıkan yapraklarda belirgin damar arası sararmalara neden olurken, azot eksikliği genellikle tüm bitkide soluk yeşil veya sarımsı bir görünüme yol açar. Toprağın katyon değişim kapasitesi (KDK) düşükse, bu yıkanma etkisi daha da belirginleşir. Örneğin, kumlu topraklarda KDK genellikle 5-15 meq/100g arasında seyrederken, killi topraklarda bu değer 20-50 meq/100g'ye kadar çıkabilir; bu da killi toprakların besin tutma kapasitesinin daha yüksek olduğunu gösterir.

Bu duruma ek olarak, sürekli nemli ve oksijensiz ortamlar, Pythium türleri veya Rhizoctonia gibi çeşitli mantar patojenlerinin gelişimini tetikler. Bu patojenler, kök çürüklüğüne veya çim tabanında kahverengi lekelere neden olarak çimin besin ve su taşıma sistemini bozar, bu da yine sararma ve ölümle sonuçlanabilir. Bu tür durumlarda, toprağın fiziksel yapısının iyileştirilmesi kritik öneme sahiptir. Çim havalandırma (aerasyon) işlemi, topraktaki sıkışmayı azaltarak oksijenin kök bölgesine ulaşımını artırır ve su drenajını iyileştirir. Yılda en az bir kez, özellikle ilkbahar veya sonbahar aylarında, içi boş çivili (hollow-tine) havalandırma makineleri ile 5-10 cm derinliğinde delikler açılması, bu anaerobik koşulların önüne geçmede oldukça etkilidir. Havalandırma sonrası organik maddece zengin bir üst toprak (topdressing) uygulaması, toprak yapısını uzun vadede güçlendirir ve mikrobiyal aktiviteyi destekler, bu da besin döngüsünü iyileştirir. Geçici bir önlem olarak, demir şelatları içeren sıvı gübreler hızlı bir yeşillenme sağlayabilir ancak kalıcı çözüm toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını düzenlemekten geçer.

0

Bu tartışma her seferinde aynı yere geliyor: sorun genelde çimlerin değil, bizim bahçeyi tek tip bir ekosistem gibi görmemizden kaynaklanıyor. Bahçenizin 'bazı bölgeleri' diye bahsettiğiniz yerler, büyük ihtimalle diğer yerlerden farklı mikroklimalara sahip. Yani, 'düzenli gübreleme yapıyorum, her yer yemyeşil olmalıydı' mantığı, bahçenin her köşesinin aynı ışık, aynı rüzgar, aynı eğim ve aynı toprak yapısına sahip olduğunu varsayar ki bu gerçekçi değil. Yağmur sonrası sararma dediğimizde, ilk akla gelen hep besin eksikliği oluyor ama aslında çok daha basit, gözden kaçan detaylar var.

Örneğin, o sararan bölgeler güneş ışığını diğer yerlerden daha az alıyor olabilir mi? Veya bahçenin o kısmı, evin gölgesinde ya da bir ağacın altında daha uzun süre nemli kalıyor olabilir mi? Ağaç kökleri de çimle besin rekabetine girer, bunu da atlamayalım. Yoğun yağış, bu farklılıkları daha da belirginleştirir. Güneş almayan veya sürekli nemli kalan bir bölgede, aynı gübre miktarı bile fazla gelebilir ya da tam tersi, mantar sporlarının üremesi için ideal bir ortam yaratabilir. Normalde yemyeşil olan yerlerdeki başarı, sararan bölgelerde de aynı sonucu verecek diye bir kural yok. Hatta bazen, o bölgelerdeki çim türü, bahçenin diğer yerlerindeki türden farklı bile olabilir; tohum karışımlarında bazen tek tip olmayan türler oluyor.

Benim önerim, sararan bölgedeki toprağı biraz daha yakından incelemek. Küçük bir çim parçasını kaldırıp köklerine bakın. Toprak aşırı sıkışmış mı, balçık gibi mi? Kökler sağlıklı, beyaz ve derin mi, yoksa yüzeysel ve kahverengiye mi dönmüş? Bazen de basit bir pH testi, sorunun besin alımındaki bir dengesizlikten kaynaklandığını gösterebilir. Çok fazla yağmur, özellikle kireçli topraklarda pH'ı hafifçe yükseltebilir ve bu da bazı mikro besinlerin (demir gibi) alımını zorlaştırır. Gübrelemeyi düşünmeden önce, bu temel farklılıkları ve bölgenin kendine has özelliklerini anlamaya çalışın. Belki o bölgeye daha az su, daha farklı bir çim tohumu karışımı veya sadece biraz daha fazla havalandırma gerekiyor. Her soruna aynı 'ilaç' çözüm olmaz, bahçeniz bir bütün ama her köşesi ayrı bir karakter taşır. Bu yaklaşım, gereksiz gübre kullanımından kaçınmanızı ve daha sürdürülebilir bir çim bakımı yapmanızı sağlar.