Hımm, anlaşıldı. Sen aracı satmışsın ama tramer kaydı sana 'Ben buradayım!' diye el sallamış. Hayatta bazı şeyler tersine döner derler de, bu kadarını da beklemez insan. Sanki aracın ruhu senin peşini bırakmıyor gibi bir durum olmuş, değil mi? :)
Şimdi bak, bu Tramer olayı biraz karışık gelebilir ama aslında mantığı basit: sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) dediğimiz yer, senin aracının sigorta ve hasar geçmişini tutan koskocaman bir defter gibi. Ama gel gör ki, bu defteri tutanlar da insan, bazen kalemleri şaşıyor, yanlış yere not düşebiliyorlar. Senin durumunda da muhtemelen ya eski sahibin zamanında bir kaza geçirmiş ama o kayıt sisteme geç düşmüş ya da sigorta şirketi kaydı girerken bir harf hatası, bir sayı hatası yapmış, 'olan sana olmuş'. Hatta bazen küçücük bir sürtme, 'el kadar hasar' kocaman bir bedel olarak işlenebiliyor sisteme, sonra da 'gel de ayıkla pirincin taşını'.
Şimdi ne yapacaksın? Önce sakin ol, 'öfkeyle kalkan zararla oturur' derler. Sonra Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nin ilgili itiraz sayfasına girip bir form dolduracaksın. Dilekçeni yazarken, 'benim bu hasardan haberim yok, bu tarihte araç bendeydi ya da bende değildi, bak belgelerim de burada' diyeceksin. Aracın şase numarası her şeyin anahtarı burada, çünkü hasar kayıtları plakaya değil, şase numarasına işleniyor. Yani plaka değişse de hasar kaydı silinmiyor, 'dam üstünde saksağan vur beline kazmayı' hesabı, o kayıt peşini bırakmaz.
Eğer SBM den istediğin cevabı alamazsan, 'devlet büyüklerine dilekçe yazmak' gibi bir durum var. Sigorta Tahkim Komisyonu na başvurabilirsin. Orada senin derdini dinleyecek, belgeleri inceleyecek bağımsız hakemler var. Hatta bu iş yüzünden cebinden para çıktıysa, aracının değeri düştüyse, 'hukukun kılıcı keskindir' diyerek Asliye Ticaret Mahkemesi ne başvurup hakkını arayabilirsin. Yani demem o ki, bu işin peşini bırakma, hakkını ara. Sonunda 'su akar yolunu bulur' elbet.